“Dönüm Ev Parasına Çıktı”
Tarımda Yeni Dönem: Trüf, Safran, Aronya ve Mikro Filizler Üreticinin Yüzünü Güldürüyor
Türkiye’de tarımda dengeler değişiyor. Geleneksel ürünlerin yerine yüksek katma değerli niş üretimler geçerken, doğru ürünü seçen çiftçiler bir dönüm araziden konut bedeline yaklaşan gelirler elde edebiliyor. Rekabetin henüz sınırlı olduğu trüf mantarı, aronya, pekan cevizi, safran ve mikro filizler 2026’nın yükselen yıldızları arasında gösteriliyor.
Türkiye’de uzun yıllardır süregelen klasik üretim alışkanlıkları yerini hızla alternatif ve yüksek getirili ürünlere bırakıyor. Artan maliyetler ve düşen kâr marjları karşısında yeni arayışlara yönelen üreticiler, dünya pazarında talebi artan butik ürünlere yöneliyor. Uzmanlara göre önümüzdeki süreçte tarımsal kazanç, geniş ekim alanlarından çok doğru ürünü seçme stratejisine bağlı olacak.
Bu dönüşüm, özellikle küçük arazi sahipleri için önemli fırsatlar barındırıyor. Birkaç dönümlük alanlarda dahi ciddi gelir rakamlarına ulaşılabileceği ifade ediliyor.
Sektör temsilcileri, söz konusu ürünlerde üretim yapan çiftçi sayısının henüz sınırlı olduğuna dikkat çekiyor. İç ve dış pazarda talebin güçlü olması, fiyatların üretici lehine şekillenmesini sağlıyor. Bu nedenle yeni yatırım yapanların birkaç yıl içinde avantajlı konuma geçebileceği belirtiliyor.
Topraksız ve dikey tarım uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte mikro filiz üretimi öne çıkıyor. Bezelye, turp ve roka gibi ürünler 7–10 gün içinde hasada geliyor. Restoranlar ve sağlıklı yaşam merkezleri, standart sebzelere göre çok daha yüksek fiyatlarla alım yapıyor. Küçük kapalı alanların üretim tesisine dönüşebilmesi, özellikle genç girişimcilerin ilgisini çekiyor.
Dünya gastronomisinin en pahalı ürünleri arasında yer alan trüf mantarı, Türkiye’de de yaygınlaşmaya başladı. Özellikle meşe kökleriyle uyumlu bölgelerde kurulan trüf sahaları hızla artıyor. Resmî projelerle desteklenen üretimde son yıllarda ciddi ekonomik katkı sağlandığı, önümüzdeki dönemde hem ihracatın hem üretim alanlarının büyümesinin beklendiği bildiriliyor.
Antioksidan değeri yüksek olması nedeniyle “süper meyve” olarak tanımlanan aronya; gıda, takviye edici ürün ve kozmetik sanayisinde kullanılıyor. Soğuk iklime dayanıklılığı sayesinde birçok bölgede yetiştirilebilmesi, ürünü cazip hale getiriyor. Taze ve işlenmiş ürün fiyatları arasındaki fark ise katma değeri artırıyor.
İnce kabuğu ve yüksek iç doluluk oranıyla bilinen pekan cevizi, ithalatın yoğun olduğu ürünler arasında. Uzmanlar yerli üretimin artmasıyla birlikte üreticinin pazarda güçlü bir yer edinebileceğini belirtiyor. Özellikle sahil kuşağındaki iklim koşulları yetiştiricilik için avantaj sağlıyor.
Düşük üretim miktarı ve zahmetli hasadı nedeniyle değerini koruyan safran, baharatın ötesine geçerek kozmetik ve tekstil sektöründe de talep görüyor. Çok küçük alanlardan yüksek gelir elde edilebilmesi, ürünü özel kılan en önemli unsur olarak gösteriliyor.
Uzmanlara göre 2026 ve sonrasında tarımda belirleyici olan unsur, üretim miktarı değil doğru pazarın talep ettiği ürüne yönelmek olacak. Katma değerli üretime geçen çiftçilerin gelirlerini katladığı, yeni yatırımcıların da bu alanlara yoğunlaştığı görülüyor.
Önümüzdeki dönemde niş ürünlere yönelik desteklerin artması ve ihracat bağlantılarının güçlenmesi beklenirken, tarımda oyunun kurallarının yeniden yazıldığı ifade ediliyor.
Kaynak: Haber Merkezi