TÜİK Verileri Ortaya Koydu: Türkiye Hızla Yaşlanıyor

TÜİK Verileri Ortaya Koydu: Türkiye Hızla Yaşlanıyor

GÜNDEM 15.02.2026 19:13:00
TÜİK Verileri Ortaya Koydu: Türkiye Hızla Yaşlanıyor

Yaşlı Nüfus Çocukları Geçecek

TÜİK Verileri Ortaya Koydu: Türkiye Hızla Yaşlanıyor

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 verileri, ülkenin demografik yapısında tarihi bir kırılmaya işaret etti. 65 yaş üstü nüfus 9,5 milyonu aşarken, uzmanlar doğurganlıktaki düşüş sürerse 2050’de yaşlı nüfusun çocuk nüfusunu geçebileceği uyarısında bulunuyor. Tablo; ekonomi, sağlık ve sosyal güvenlik sistemi açısından kritik görülüyor.

Demografik dönüşüm hızlandı

Türkiye’de yıllardır dile getirilen nüfusun yaşlanması gerçeği artık istatistiklere net biçimde yansımış durumda. TÜİK tarafından yayımlanan Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçları, genç nüfus avantajının zayıfladığını ve ülkenin yeni bir demografik evreye girdiğini ortaya koydu.

Uzmanlara göre bu değişim yalnızca sayısal bir artış değil; çalışma hayatından üretim kapasitesine, sağlık politikalarından emeklilik sistemine kadar geniş bir alanı doğrudan etkileyecek yapısal bir dönüşüm anlamına geliyor.

Bir yılda 470 bin artış

Açıklanan verilere göre Türkiye’de 65 yaş ve üzeri nüfus 9 milyon 583 bine ulaştı. Sadece son bir yıl içinde yaklaşık 470 bin kişi yaşlı nüfus kategorisine dahil oldu.

Bu artış hızı, demografik yapının tahmin edilenden daha kısa sürede değişebileceğine yönelik değerlendirmeleri güçlendirdi.

Oran yükselmeye devam ediyor

Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı da dikkat çekici biçimde arttı. Geçtiğimiz yıl yüzde 10,6 olan oran, bu yıl yüzde 11,1’e çıktı.

Son beş yılda yaşlı nüfustaki toplam artışın 1 milyon 300 bini aşması, uzmanlara göre geçici değil, kalıcı ve hızlanan bir eğilime işaret ediyor.

2050 için kritik tablo

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İsmet Koç, mevcut gidişatın devam etmesi halinde Türkiye’yi çok daha çarpıcı bir tablonun beklediğini belirtiyor.

Koç, 2050 yılında yaşlı nüfus oranının yüzde 23’e ulaşabileceğini ve çocuk nüfusu geride bırakabileceğini ifade ediyor. Bu durumun sosyal güvenlik harcamalarında artış, sağlık sisteminde yoğunluk ve iş gücü piyasasında daralma gibi sonuçlar doğurabileceği vurgulanıyor.

Ortanca yaş yukarı tırmanıyor

Nüfusun yaşlanması, ortanca yaş verilerinde de görülüyor. Türkiye’de ortanca yaş 34,9’a yükselmiş durumda. Uzun vadeli projeksiyonlar ise bu rakamın ilerleyen yıllarda 44,8’e kadar çıkabileceğini gösteriyor.

Demografi uzmanları, ortanca yaştaki artışın toplumun genel yaş yapısındaki dönüşümün en net göstergelerinden biri olduğunu belirtiyor.

Doğurganlık alarm veriyor

Yaşlanmanın arkasındaki temel faktörün doğum oranlarındaki sert gerileme olduğu ifade ediliyor. Kadın başına düşen çocuk sayısının son yarım yüzyılda 4,1’den 1,48’e düşmesi, nüfusun kendini yenileme seviyesinin altına inildiğini gösteriyor.

Projeksiyonlar, bu hızın önümüzdeki dönemde daha da gerileyebileceğine işaret ediyor.

Sadece çağrı yetmiyor

Uzmanlara göre nüfus artışını teşvik etmek için yalnızca söylem yeterli değil. Doğum yardımları, vergi avantajları, uzun süreli ücretli ebeveyn izinleri, yaygın ve ücretsiz kreş uygulamaları ile özellikle kadınların iş hayatına güvenle dönebileceği modellerin birlikte yürütülmesi gerekiyor.

Fransa ve İskandinav ülkelerinde uygulanan kapsamlı aile politikaları bu konuda örnek gösteriliyor.

Yeni politikalar tartışılacak

Ortaya çıkan verilerin ardından gözler, hükümetin ve ilgili kurumların atacağı adımlara çevrildi. Demografik değişimin ekonomik büyüme, istihdam ve sosyal destek sistemleri üzerinde oluşturacağı baskının, önümüzdeki dönemde daha yoğun biçimde tartışılması bekleniyor.

 

 

 

Kaynak: Haber Merkezi

17.2°