Türkiye’nin tatlı su balıklarının üçte biri tehlikede: Her 3 balıktan biri yok olabilir

Türkiye’nin tatlı su balıklarının üçte biri tehlikede: Her 3 balıktan biri yok olabilir

HABER 7.02.2026 00:30:00
Türkiye’nin tatlı su balıklarının üçte biri tehlikede: Her 3 balıktan biri yok olabilir

Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen araştırmada, Türkiye'deki her üç tatlı su balığından birinin tehlike altında olduğu belirlendi.

Tatlı su balıkları; nehir, göl ve ırmak gibi tatlı sularda yaşayan türlerin yanı sıra, yılan balığı ve bazı alabalık çeşitleri gibi hayatlarının bir kısmını denizlerde geçiren canlıları da içine alan önemli bir gruptur. Ekosistemin dengesini sağlayan bu balıklar, besin zincirinin temel unsurlarından biridir ve su kaynaklarının sağlıklı olduğunun en güçlü göstergesi sayılır.

Bu doğrultuda, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün koordinasyonunda, iç su balıklarının ve havzaların güncel durumunu ortaya koyan “Türkiye Tatlı Su Balıklarının Kritik Kontrol Listesi (2026)” başlıklı kapsamlı bir çalışma yürütüldü.

Türkiye’nin tatlı su balıklarının üçte biri tehlikede: Her 3 balıktan biri yok olabilir - Resim : 1

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimleri Bölümü İç Sular Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Kaya’nın liderliğindeki araştırmaya, çeşitli kurumlardan 25 akademisyen ve uzman katkıda bulundu.

Doç. Dr. Cüneyt Kaya, çalışma kapsamında yeni tanımlanan ve geçerliliğini yitirmiş türleri saptamak, bilimsel gelişmelerden doğan belirsizlikleri ortadan kaldırmak ve tatlı su balıklarının tür sayısını güncel verilerle netleştirmek amacıyla bir kontrol listesi oluşturduklarını ifade etti.

Liste sayesinde tatlı su balıklarının dağılım bölgeleri, karşılaştıkları tehditler ve kırmızı listedeki statüleri de tespit edildi. Kaya, “Türkiye'nin iç sularındaki 367 yerli balık türünün yüzde 55'i sadece ülkemize özgü yani endemik türler. Yaptığımız araştırmada bu türlerin yüzde 38'inin yani üçte birinden fazlasının bugün kirlilik, kuraklık ve istilacı türler gibi tehditler nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu tespit ettik.” ifadesini kullandı.Kaya, Türkiye’nin neredeyse Avrupa kıtası kadar tatlı su balığı çeşitliliğine sahip olduğunu vurgulayarak, ülkede toplam 367’si yerli olmak üzere 390 tatlı su balığı türünün kaydedildiğini belirtti.Bu türlerden 23’ünün artık kendi kendine üreyerek yerleşik hale gelmiş yabancı türler olduğunu kaydeden Kaya, “Biz bu türleri istemiyoruz. Çünkü buranın doğal türleri değiller ve istilacı potansiyeli var. Yani bizim doğal türlerimiz üzerinde tehdit unsuru oluşturabiliyorlar ama işin güzel tarafı genel çerçevede baktığımızda Türkiye'ye özgü yani endemik 202 türümüz var.” dedi.

Türkiye’nin tatlı su balıklarının üçte biri tehlikede: Her 3 balıktan biri yok olabilir - Resim : 2

“ENDEMİK TÜR SAYISI BAKIMINDAN 28 TÜR İLE ANTALYA ÖN PLANA ÇIKIYOR”

Tür çeşitliliği bakımından Sakarya Nehri’nin öne çıktığını belirten Kaya, şöyle devam etti:

“Sakarya Nehri'nde 65 tür listelendi. Endemik tür sayısı bakımından 28 tür ile Antalya ön plana çıkıyor. En yüksek sayıda yabancı tür ise yine 10 tür ile Sakarya Nehri'nde. İç sularımızda maalesef 6 türümüzü kaybettik, nesli tükendi. Bu sayının, özellikle son yıllarda logaritmik biçimde artan kuraklığın çok hızlı ilerlemesi nedeniyle önümüzdeki dönemde daha da artmasından derin bir endişe duyuyoruz maalesef.”

Kaya, nesli tükenen altı türün Gölcük Gölü’ndeki Gölcük dişlisazancığı, Göksu Deresi’ndeki Diyarbakır taşemeni, Seyhan ve Ceyhan Nehirleri’ndeki Adana inci balığı, Beyşehir Gölü havzasındaki Gövce, Eğirdir Gölü’ndeki Kavinne ve Hatay’daki Amik Gölü’nde yaşayan Amik akçapağı olduğunu açıkladı.

Türkiye’nin tatlı su balıklarının üçte biri tehlikede: Her 3 balıktan biri yok olabilir - Resim : 3

“TÜM İSTİLACI TÜRLERİN YOL AÇTIĞI EKONOMİK KAYIP 4,1 MİLYAR DOLAR”

Endemik tatlı su balıklarının özellikle kapalı havzalarda ve birbirinden tamamen ayrılmış nehir sistemlerinde yoğunlaştığını vurgulayan Kaya, şunları kaydetti:

“Özellikle Beyşehir, Eğirdir, Burdur, Konya kapalı havzası, ayrıca Batı ve Güney Anadolu'daki küçük akarsu ve göller ön plana çıktı. Bu alanlarda her havza adeta kendi balığını, kendi türünü üretmiş durumunda. Koruma için en önemli adım bu sistemleri doğal haliyle koruyabilmek. Plansız barajlar, suyun aşırı çekilmesi, kirlilik ve yabancı balıkların bırakılması gibi problemler bertaraf edilmeli, önemle takip edilmeli. Çünkü bu türler başka bir yerde yaşamıyorlar. Kaybolurlarsa geri dönüşü olmayacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin tatlı su balıklarının üçte biri tehlikede: Her 3 balıktan biri yok olabilir - Resim : 4

Kaya, her yabancı türün mutlaka istilacı olmasa da yerli türleri baskılayıp hızla çoğalma potansiyeli taşıdığını belirterek, özellikle akvaryum balıklarının uygun olmayan ortamlara salınmaması gerektiğini hatırlattı.

Bu tür durumların yarattığı ekonomik yükün çok yüksek olduğunu ifade eden Kaya, “1960 ile 2022 yılları arasında Türkiye'de sadece balıklar değil, tüm istilacı türlerin toplamda yol açtığı ekonomik kayıp 4,1 milyar dolar. Devasa bir rakamdan bahsediyoruz.” ifadesini kullandı.

Kaya, yabancı türlerin yayılmasını engellemenin en etkili yolunun eğitim ve farkındalık çalışmaları olduğunu vurguladı.

Yabancı türlerin giriş ve yayılışını baştan önlemenin, sayıları çoğaldıktan sonra kontrol etmekten çok daha etkili olduğunu belirten Kaya, bu yaklaşımın ekolojik ve ekonomik kayıpları önemli ölçüde azaltabileceğini sözlerine ekledi.

 

 

 

Kaynak: AA / Haber Merkezi

9.9°