Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) bünyesindeki mühendisler, yenilenebilir enerji tarihinde dönüm noktası olarak nitelendirilen bir deneyi başarıyla tamamladı.
Yörüngeye yerleştirilen özel fotovoltaik paneller aracılığıyla toplanan güneş enerjisi, mikrodalga iletim teknolojisi kullanılarak yeryüzündeki bir alıcı istasyona kayıpsız bir şekilde aktarıldı.
Atmosfer bariyerini aşarak dünyaya ulaşan bu enerji, istasyonda yeniden kullanılabilir elektriğe dönüştürüldü ve mevcut şebeke sistemlerine entegre edildi.
GECE VE GÜNDÜZ KAVRAMI ORTADAN KALKTI
Yeryüzündeki güneş enerjisi santralleri bulutlu havalardan ve gece döngüsünden doğrudan etkilenirken, uzay tabanlı sistemlerin bu kısıtlamalardan tamamen muaf olduğu kaydedildi.
Uzmanlar, yörüngedeki panellerin yılın her günü ve günün her saati güneş ışığına doğrudan maruz kaldığını, bu sayede geleneksel santrallere oranla yaklaşık 10 kat daha fazla verimlilik sağlandığını vurguladı. Bu teknolojiyle birlikte, uzak bölgelere veya afet alanlarına fiziksel kablo hattı döşeme zorunluluğu da ortadan kalktı.

KÜRESEL UZMAN GÖRÜŞLERİ
Projenin başarısı uluslararası bilim camiasında geniş yankı buldu. Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü (Caltech) Uzay Güneş Enerjisi Projesi Eş Direktörü Dr. Ali Hajimiri, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:
"Japon ekibinin elde ettiği bu sonuç, uzay tabanlı enerjinin sadece bir bilim kurgu teorisi değil, ölçeklenebilir bir mühendislik gerçeği olduğunu kanıtladı. Enerjiyi foton olarak toplayıp mikrodalga olarak dünyaya indirmek, gezegenin karbon ayak izini silmek için en net yol haritasıdır."
Avrupa Uzay Ajansı (ESA) Solaris Projesi sorumlusu Sanjay Vijendran ise bu adımın stratejik önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Bu deneme, kablosuz enerji aktarımındaki teknik engellerin aşıldığını gösterdi. Artık asıl mesele bu sistemleri ticari olarak uygun maliyetlere çekmektir. Uzaydan enerji aktarımı, küresel enerji krizine karşı nihai çözüm olma potansiyelini taşıdığını teyit etti.”
İKLİM ODAKLI ÇÖZÜMLERDE YENİ DÖNEM
Deneyin başarıyla sonuçlanması, gelecekte kurulacak devasa uzay güneş çiftlikleri için bir temel teşkil etti.
Mühendisler, çok daha büyük uydu dizilerinin yörüngeye yerleştirilmesiyle birlikte, tek bir santralin orta ölçekli bir şehrin tüm ihtiyacını karşılayabileceğine dikkat çekti.
Henüz prototip aşamasında olmasına rağmen bu başarı, insanlığın enerji tedarik yöntemlerinde köklü bir paradigma değişimine yol açtığını tescilledi.
Haber: Cansu İşcan / Haber Merkezi