Teknolojideki son gelişmeler sonucu gelecek yıllarda birçok mesleğin yok olacağını söyleniyor. Yapay zekanın yoğun bir şekilde kullanıldığı alanların başında ise tıp geliyor. Bu alanda her gün yeni bir gelişme yaşanıyor ve her olumlu adım, ‘Yapay zeka hekimlerin yerini alabilir mi?’ sorusunu ortaya çıkarıyor.
Hekime hızlı ulaşamayan ya da acil durumlarda bilgi almak isteyen vatandaşların yapay zeka uygulamalarına yöneliyor. Yapay zekanın hızla gelişmesiyle tıbbi tetkiklerin yorumlatılması da yaygınlaşıyor. MR, tomografi, kan tahlilleri ve hatta kritik hasta takip notları ile klinik değerlendirme raporlarının yapay zekâya yüklenerek analiz ettiriliyor.

Bu durumun giderek artması “Yapay zeka doktorun yerini alır mı?” sorusunu da beraberinde getirirken Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Abuzer Güngör, bu soruya net bir yanıt vererek önemli uyarılarda bulundu.
Yapay zekânın tıpta kullanım alanları üzerine bilimsel çalışmalar yürüten Prof. Dr. Güngör, uluslararası literatürde yayımlanan araştırmaların, yapay zekânın tıbbi literatür taraması, veri analizi ve görüntü değerlendirmesi gibi alanlarda hekime önemli katkılar sunduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Ancak Prof. Dr. Güngör, yapay zekânın klinik karar verme sürecinde tek başına yeterli olmadığının altını çizdi.
Tıp sadece sonuç okumak değildir” diyen Prof. Dr. Güngör, şu ifadeleri kullandı:
“Tıp; hastayı görmek, dinlemek, muayene etmek, riskleri öngörmek ve doğru zamanda doğru kararı verebilmektir. Yapay zekâ veriyi analiz eder, doktor ise hastayı anlar.”

Yapay zekânın toplumda giderek daha fazla kullanılmasına rağmen, bu teknolojinin yanlış amaçlarla ve yanlış beklentilerle kullanıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Güngör, özellikle tıbbi alanda yapay zekânın ‘doktor gibi’ davranmasının beklenmesinin en sık yapılan hatalardan biri olduğunu söyledi.
Yapay zekâ uygulamalarının bilgiye dayalı öneriler sunabileceğini ancak bu önerilerin tanı veya tedavi yerine geçemeyeceğini vurgulayan Prof. Dr. Güngör, hekime danışmadan yalnızca yapay zekâdan alınan yanıtlarla hareket edilmesinin ciddi sağlık riskleri doğurabileceğini ifade etti.
Yapay zekânın doğru kullanımının bir rehber gibi düşünülmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Güngör, şunları söyledi:
“Yapay zekâ hekimin yerini almak için değil, hekimin karar sürecini desteklemek için vardır. Nihai karar mutlaka bir uzman tarafından verilmelidir. Aksi takdirde yanlış yorumlanan bilgiler, gereksiz kaygıya veya gecikmiş tedavilere yol açabilir.”

Toplumda yeni bir eğilim oluştuğunu belirten Prof. Dr. Güngör, bazı kişilerin kritik hasta takip notlarını ve klinik değerlendirme raporlarını yapay zekâya yorumlattığını, bunun ise yanlış ve tehlikeli sonuçlara yol açabileceğini söyledi. Yapay zekânın doktorun yerini alamayacağını vurgulayan Prof. Dr. Güngör, bunun nedenlerini şöyle sıraladı:
Topluma çağrıda bulunan Prof. Dr. Güngör, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yapay zekâdan faydalanalım ama sağlığımızı ona emanet etmeyelim. Tıbbi sonuçlar mutlaka hekim tarafından değerlendirilmelidir.”
Kaynak: DHA / Haber Merkezi