Yapay zeka vaadi ters tepti: İş yükü azalmadı arttı

Yapay zeka vaadi ters tepti: İş yükü azalmadı arttı

TEKNOLOJİ 18.02.2026 22:01:00
Yapay zeka vaadi ters tepti: İş yükü azalmadı arttı

Harvard Business Review araştırmasına göre yapay zeka iş yükünü hafifletmediğini, aksine yoğunlaştırdığını ifade etti.

Üretken yapay zekanın hızla yaygınlaşmasıyla iş dünyasındaki etkileri küresel tartışmaların merkezinde yer alıyor. Yapay zekanın rutin görevleri kolaylaştırarak çalışanların yükünü hafiflettiği algısı, son araştırmalarla tersine dönüyor.

Yapay zeka vaadi ters tepti: İş yükü azalmadı arttı - Resim : 1

Harvard Business Review'de yer alan "AI Doesn't Reduce Work—It Intensifies It" başlıklı çalışmaya göre, yapay zeka araçları iş hacmini azaltmak yerine daha da ağırlaştırıyor.

Araştırmaya göre çalışanlar, yapay zeka sayesinde kendi uzmanlık alanları dışındaki işleri (kodlama, tasarım gibi) üstlenerek görev yelpazelerini sınırsız biçimde genişletiyor. Bu genişleme başlangıçta başarı duygusu verse de uzun vadede gizli bir baskı yaratıyor.

Makalede vurgulanan üç ana sorun şöyle sıralanıyor: Çalışanların başkalarının sorumluluklarını üstlenmesiyle büyüyen bilişsel yük, yemek ve mola zamanlarında yapay zeka kullanımı nedeniyle iş ile özel hayat sınırlarının bulanıklaşması, yapay zekayı "iş arkadaşı" gibi görerek eşzamanlı çoklu görev yönetiminin yol açtığı dikkat dağınıklığı.

"Yapay zeka destekli çalışma pratiklerinin kurumsal olarak tanımlanması ve sınırlarının belirlenmesi şart"
Boğaziçi Üniversitesi Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Şefik Şuayb Arslan, yaptığı açıklamada, yapay zeka mühendisliğinden çok yapay zeka yönetişimine odaklanılması gerektiğini vurguladı.

Yapay zeka vaadi ters tepti: İş yükü azalmadı arttı - Resim : 2

Yapay zekanın yoğunlaştırıcı etkisini sağlıklı biçimde yönetmek amacıyla kurumsal düzeyde yapay zeka destekli çalışma kurallarının netleştirilmesi ve sınırlarının çizilmesi gerektiğini belirten Arslan, "Mevcut uygulamalarda yapay zeka, çoğu zaman hız ve çıktı artışı üzerinden değerlendirilmektedir, ne var ki buna karşılık bilişsel yük, bağlam değiştirme maliyeti ve insan dikkatinin sürdürülebilirliği göz ardı edilebilmekte. Bu bağlamda, hangi görevlerin yapay zeka ile otomatikleştirileceği, hangi noktalarda insan kararının bilinçli olarak yavaşlatılması gerektiği ve yapay zeka kullanımının nerede sınırlandırılması gerektiğine dair açık birtakım karar kapıları ve yönetişim çerçeveleri geliştirilmeli." ifadelerini kullandı.

Arslan, üretkenlik göstergelerinin sadece çıktı miktarına değil, işin karmaşıklığına, kalitesine ve çalışan üzerindeki zihinsel yüke duyarlı biçimde yeniden yapılandırılmasının vazgeçilmez olduğunu ifade ederek, yapay zeka ile insan işbirliğinin gerçek değer yaratabilmesi için özel bir mühendislik yaklaşımına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Ayrıca üretken yapay zekanın uzun dönemli sonuçlarını inceleyen disiplinlerarası ve bağlama dayalı akademik çalışmaların büyük oranda yetersiz kaldığını kaydeden Arslan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Son dönemlerde üretken yapay zeka kullanımının çocuklar üzerinde etkileri üzerine bazı çalışmalar var fakat çok başlangıç seviyesi diyebilirim. Zaten bu teknoloji hayatımıza gireli 3-5 sene olduğundan, kestirmesi de zor. Özellikle bilişsel ergonomi, nörobilim ve örgütsel psikoloji perspektiflerinden yapay zeka yoğun çalışma ortamlarının, insan dikkatini, uzmanlık gelişimini ve tükenmişlik riskini nasıl etkilediği daha derinlemesine incelenmeli. Bunu hem akademi hem de sanayi ele alabilir. Aynı şekilde, farklı sektörlerde (sağlık, eğitim, hizmet, üretim) ve farklı kültürel/regülasyonel bağlamlarda yapay zekanın iş yoğunluğunu nasıl dönüştürdüğüne dair karşılaştırmalı ve uzunlamasına çalışmalar yapılabilir. Bu tür çalışmalar, ayrıca, kısa vadede verimlilik artışı sağlarken uzun vadede işin niteliğini, çalışan bağlılığını ve kurumsal sürdürülebilirliği nasıl şekillendirdiğini daha net ortaya koyabilir."

 

 

 

 

Kaynak:AA / Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler: Yapay vaadi tepti: azalmadı arttı
9.1°