NTV'de yer alan habere göre, yayımlanan vaka analizinde, hastanın belirli bir motor sesine karşı yoğun ve seçici bir ilgi geliştirdiği belirtildi. Araştırmacılar, bu davranışın yakın zamanda literatüre giren yeni bir demans sendromunun ayırt edici özelliği olabileceğini ifade ediyor.

Demans, günlük yaşamı sekteye uğratacak düzeyde bilişsel gerilemeleri kapsayan genel bir tanım. En sık görülen tür olan Alzheimer hastalığı çoğunlukla hafıza kaybıyla anılsa da, her demans türü aynı belirtileri göstermiyor. Bunlardan biri olan Frontotemporal demans genellikle 65 yaş öncesinde başlıyor ve beynin frontal ile temporal loblarını etkiliyor. Bu bölgeler; kişilik, davranış kontrolü, planlama, dil ve sesleri anlamlandırma gibi birçok işlevde kritik rol oynuyor. Bu nedenle hastalık çoğu zaman davranış değişiklikleri ya da dil problemleriyle kendini belli ediyor.
Frontotemporal demansın bilinen üç alt tipi bulunuyor:
Davranışsal varyant (kişilik ve davranış değişimleri)
Akıcı olmayan varyant (konuşma üretiminde zorlanma)
Semantik varyant (kelime ve anlam bilgisinde kayıp)
Bazı bilim insanları, dördüncü bir alt tipin daha var olabileceğini düşünüyor.
Araştırma ekibinin “CP” olarak adlandırdığı hasta, özellikle Supermarine Spitfire savaş uçaklarının motor sesine karşı olağan dışı bir ilgi geliştirdi. Eşi, bu değişimi resmi demans tanısından yaklaşık iki yıl önce fark etti.
Bir havaalanına yakın yaşayan CP, eski savaş uçakları evlerinin üzerinden geçtiğinde ne yapıyorsa bırakıyor, dışarı fırlıyor ve uçaklara el sallıyordu. Motor sesini duyduğunda ise duygulanıp gözyaşı döküyordu. Oysa hastalık öncesinde uçaklara ya da motorlara dair özel bir ilgisi bulunmuyordu.
Daha da dikkat çekici olan, bu hayranlığın son derece spesifik olmasıydı. CP yalnızca Spitfire motor sesine tepki veriyor; diğer uçaklara ya da araçlara karşı herhangi bir ilgi göstermiyordu. Öte yandan kuş sesleri ve tiz insan sesleri onu rahatsız etmeye başlamıştı. Müzik tercihlerinde de katı bir tutum sergileyerek yalnızca orijinal kayıtları dinliyor, cover versiyonlardan hoşlanmıyordu.

Motor sesine yönelik yoğun ilginin başlamasından birkaç yıl önce hastada belirgin karakter değişiklikleri gözlendi. Daha tahammülsüz ve mesafeli biri haline geldi, sosyal ortamlarda davranışlarını kontrol etmekte zorlandı. Aile içinde yaşanan bir kayba kayıtsız kalması ya da konuşmaları sık sık bölmesi, geçmişte hiç göstermediği davranışlardı.
Ayrıca mizah anlayışında azalma görüldü, tatlı yiyeceklere karşı belirgin bir düşkünlük geliştirdi ve satranç ile kelime bulmacalarına takıntılı biçimde bağlandı. İlginç biçimde, hafıza ve genel dil becerilerinde belirgin bir kayıp saptanmadı.

Belirtilerin başlamasından yaklaşık beş yıl sonra CP’ye davranışsal varyant frontotemporal demans tanısı kondu. Araştırmacılar, tablonun klasik tanıdan farklı olduğunu ve “sağ temporal varyant” adı verilen daha yeni bir alt tipe işaret edebileceğini düşünüyor.
Bu adlandırma, beyin taramalarında en belirgin doku kaybının sağ temporal lobda görülmesinden kaynaklanıyor. Sağ temporal bölge; sosyal ipuçlarını yorumlama ve kavramlara anlam yükleme gibi sözsüz bilişsel süreçlerde önemli bir rol üstleniyor. Yapılan görüntülemeler, CP’nin bu bölgesinde belirgin bir atrofi olduğunu ortaya koydu.
Uzmanlara göre bu vaka, demansın yalnızca hafıza kaybıyla sınırlı olmadığını; bazen beklenmedik ve son derece özgül ilgi alanlarıyla da ortaya çıkabileceğini gösteriyor.
Kaynak: Diğer / Haber Merkezi