Beslenme biyokimyası alanında yapılan son araştırmalar, mutfaklarımızın mütevazı malzemesi susamın, yoğurtla birleştiğinde vücutta yarattığı biyolojik değişimleri gün yüzüne çıkardı. Özellikle osteoporoz riski altındaki bireyler ve yüksek tansiyon hastaları için doğal bir reçete niteliği taşıyan bu kombinasyonun, damar esnekliğini korurken kemik dokusunu tahkim ettiği belirlendi.
BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR NE DİYOR?
Harvard Kamu Sağlığı Okulu tarafından yürütülen çalışmalarda, susamın içeriğindeki yüksek kalsiyum ve magnezyum oranlarının, yoğurttaki laktik asit ile birleştiğinde emilim hızının %40 oranında arttığı gözlemlendi.
Susamda bulunan sesamin ve sesamolin adlı lignanların, damar sertliğini önleyen antioksidan savunma sistemlerini aktive ettiği verilerle ortaya koyuldu.

UZMANLAR ONAYLADI
Konuyla ilgili görüşlerine başvurulan İsviçre merkezli beslenme uzmanı Dr. Catherine Itsiopoulos, bu geleneksel karışımın modern tıp açısından değerini şu sözlerle ifade etti:
"Susam, bitkisel kaynaklı kalsiyumun en konsantre hallerinden biridir. Yoğurtla birlikte tüketildiğinde, probiyotiklerin yardımıyla minerallerin biyoyararlanımı maksimum seviyeye ulaştı. Bu durum, özellikle yaşlanan popülasyonda kemik kırılganlığını minimize eden bir kalkan görevi üstlendi."
Londra King’s College'dan kardiyovasküler sistem araştırmacısı Prof. Dr. Richard Hoffman ise karışımın tansiyon üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Hoffman, susamın içeriğindeki doymamış yağ asitlerinin kan basıncını regüle ettiğini, yoğurdun ise potasyum desteğiyle bu süreci hızlandırdığını belirtti.
Karışımın düzenli tüketiminin, hipertansiyon yönetimine destek sağladığını vurguladı.
NASIL TÜKETİLMELİ?
Uzmanlar, susamın tüm faydasından yararlanmak için tohumların hafifçe ezilerek veya öğütülerek bir kase doğal yoğurda eklenmesini önerdi. Bu sayede susamın içindeki yağların ve minerallerin sindirim sisteminde daha kolay parçalandığı kaydedildi.
Haber: Alper Talha Şimşek / Haber Merkezi