Dünya genelinde her yıl milyonlarca insanı etkileyen ve halk arasında "akciğer iltihabı" olarak bilinen pnömoni (zatürre), modern tıp imkanlarına rağmen hala en ölümcül enfeksiyon hastalıkları listesinde üst sıralarda yer almaya devam etti. Özellikle kış ve bahar geçişlerinde artış gösteren vakalar üzerine yapılan son araştırmalar, hastalığın seyrinde "altın saatler" olarak adlandırılan ilk müdahale süresinin hayati önem taşıdığını ortaya koydu.
GECİKİLEN HER SAAT RİSKİ KATLIYOR
Bilimsel çalışmalar, zatürre şüphesiyle hastaneye başvuran hastalarda antibiyotik tedavisine başlanma süresinin, ölüm oranları üzerinde dramatik bir etkisi olduğunu kanıtladı.
The Lancet dergisinde yayımlanan kapsamlı bir analize göre, semptomların şiddetlenmesinden sonraki ilk 4 saat içinde tedavi altına alınmayan hastalarda septik şok ve solunum yetmezliği riskinin %30 oranında arttığı gözlemlendi.
DÜNYACA ÜNLÜ UZMANLARDAN UYARILAR
Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Mayo Clinic Bulaşıcı Hastalıklar Uzmanı Dr. Pritish Tosh, hastalığın sinsi doğasına dikkat çekti.
Dr. Tosh, "Zatürre, basit bir soğuk algınlığı maskesiyle başlayıp saatler içinde tüm vücut sistemini felç edebilir. Hastaların 'geçer' diyerek evde beklediği her an, bakterilerin kan dolaşımına karışmasına zemin hazırladı" şeklinde konuştu.
Johns Hopkins Üniversitesi'nden Epidemiyolog Dr. Amesh Adalja ise, özellikle yaşlı ve bağışıklığı düşük bireylerde zaman yönetiminin önemine değindi.
Dr. Adalja, "Pnömoni tedavisinde zaman yönetimi, kalp krizindeki kadar kritiktir. Klinik veriler, erken müdahale edilen vakaların yoğun bakıma ihtiyaç duyma oranının, gecikmiş vakalara göre çok daha düşük olduğunu ortaya koydu" ifadelerini kullandı.
SESSİZ İLERLEME VE ORGAN YETMEZLİĞİ
Hastalık, akciğerlerdeki hava keseciklerinin (alveol) sıvı veya iltihapla dolması sonucu oksijen alışverişini durdurdu.
Vücudun yeterli oksijeni alamaması ise sırasıyla böbrek ve kalp fonksiyonlarının bozulmasına yol açtı.
Uzmanlar; yüksek ateş, balgamlı öksürük ve özellikle nefes darlığı hissedildiği anda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğinin altını çizdi.
Haber: Cansu İşcan / Haber Merkezi