Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde özel bir şirket tarafından işletilen maden ocağında gece vardiyasında çalışan işçiler, sahur vaktinin yaklaşmasıyla birlikte ahşap direk ve kalasları bir araya getirerek yer altında sahur sofrası hazırladı.

Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde özel bir şirket tarafından işletilen maden ocağında mesaide olan işçiler, sahur vaktinin yaklaşmasıyla ahşap direk ve kalaslardan masalarını kurdu.
Baretlerinin ışığının aydınlattığı ocak içinde sahur yapan çalışanlar yanlarında getirdikleri domates, salatalık, soğan, biber, peynir, zeytin, konserve ve ekmeği kömürden kararmış elleriyle yedi.
Ailelerinden uzak, yerin 120 metre altında ilk sahurunu yaşayan işçiler, yapılan duanın ardından oruç için niyet etti.
İşçiler, niyet ettikten sonra maden ocağındaki mesailerine devam etti.
Yaklaşık 15 yıldır madende çalışan 45 yaşındaki işçi Şener Zurnalı, çalışma koşullarının zorluğuna dikkat çekerek özellikle Ramazan ayında ailesinden uzakta sahur yapmanın kendilerini duygulandırdığını ifade etti.

Mesleğe ilk başladığında çalışma şartlarının kendisini yormadığını ancak zamanla zorlaştığını ifade eden Zurnalı, "Yer üstüne bakarak, yer altı daha zor ama yapacak bir şey yok, ekmek parası. Mecburen çalışıyoruz. Yine bir ramazan geldi, Allah'a şükürler olsun. İnşallah bu ramazanı da mutlu, sevinçli bir şekilde geçiririz. Allah'ım inşallah bayrama da ermeyi nasip eder." diye konuştu.
Zurnalı, ilk sahuru ailelerinden ayrı yapmanın burukluğunu yaşadıklarını dile getirerek, "Yapacak bir şey yok. Ekmek parası, mecburiyetten çalışmak zorundayız. Onlar da ekmek bekliyor. Sofrada peynirimiz, zeytinimiz, domatesimiz, salatalığımız, soğanımız, barbunyamız vardı. Arkadaşlarla evden ne getirdiysek burada paylaşıp beraber bir şekilde oturup yiyoruz. Sahurdan sonra işimize devam ediyoruz." dedi.

“AİLEMİZİN GEÇİMİNİ SAĞLAMAK İÇİN BU ŞARTLARI KABUL EDİYORUZ’’
Maden işçisi olarak 12 yıldır görev yapan 46 yaşındaki Selahattin Ordu, yer altında çalışmanın zorluklarına dikkat çekti. Yer altı ile yer üstü çalışma koşullarının birbirinden tamamen farklı olduğunu belirten Ordu, madenciliğin en riskli mesleklerden biri olduğunu söyledi. Madenciliğin cesaret, dayanıklılık ve özveri gerektirdiğini vurgulayan Ordu, “Dışarıdaki işlerle kıyasladığımızda en tehlikeli işlerden biri. Ağır çalışma şartlarına uyum sağlamayı gerektiriyor. Yer üstündeki işlerle çok farklı bir ortamda çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Maden işçiliğinin zorluğuna değinen Ordu; "Oraya girdiğinizde her şeyle bağınızı kesiyorsunuz.120 metre yer altına iniyoruz, şartlar ağır. Kısa süreliğine her şeyi unutuyoruz. Bir ramazan ayına daha ulaştık. Arkadaşlarla birlikte ilk sahurumuzu yaptık. Herkes evinden getirmiş olduğu yolluklarla sahurumuzu eda ettik. Ailemiz ön planda oluyor ama buradaki iş ortamında arkadaşlarımız da bizim bir ailemiz oluyor. Destek olabiliyoruz birbirimize. Buruk oluyor. Evde yapmak tabii ki farklı oluyor. Şartların bunları gerektirdiği ve ekmek paramızın peşinde olduğumuz için, ailemizin geçimini sağlamak için bu şartları kabul ediyoruz." ifadelerini kullandı.
Sahur yaptıktan sonra işlerine kaldıkları yerden devam ettiklerini söyleyen Ordu, iftarlarını aileleriyle beraber açmayı dilediklerini dile getirdi.
Kaynak: AA / Haber Merkezi