AKSARAY’DA ÇORBA 150 TL: YEREL YÖNETİMLER BU TABLOYA NE KADAR UZAK?
Hayat Pahalılığı Sokakta, Çözüm Belediye Kapısında
Aksaray’da dün 100 TL olan bir tas çorbanın bugün 150 TL’ye çıkması, sadece esnafın fiyat güncellemesi değildir. Bu artış, doğrudan yerel yönetimlerin sosyal sorumluluk alanına giren bir yaşam maliyeti problemidir.
Çünkü çorba;
lüks değil,
tercih değil,
zorunluluktur.
Yeni yılın başlamasıyla birlikte artan elektrik, doğalgaz, kira ve gıda maliyetleri lokantacı esnafını zorlarken, bu yükün tamamı doğrudan vatandaşa yansımaktadır. Ancak tam da bu noktada şu soru önem kazanmaktadır:
Yerel yönetimler, bu ekonomik tabloya karşı hangi noktada durmaktadır?
SORUN MERKEZDE, YETKİ YERELDE
TÜİK verilerine göre gıda enflasyonu yıllık bazda %70’e yaklaşmış durumda. Enerji maliyetleri ise özellikle ticari işletmeler için katlanarak artıyor. Bu tablo, merkezi politikaların sonucudur; ancak vatandaşın ilk başvurduğu kapı belediyedir.
Aksaray’da bugün;
Emekli dışarıda yemek yiyemiyor
Öğrenci sıcak yemeği hesaplamak zorunda kalıyor
Asgari ücretli, lokantanın önünden geçmekle yetiniyor
Bu noktada yerel yönetimlerin rolü, sadece yol yapmak ya da kaldırım düzenlemekle sınırlı olamaz.
HALK LOKANTALARI: LÜKS DEĞİL, ZORUNLULUK
Türkiye’nin birçok ilinde belediyeler, artan hayat pahalılığına karşı halk lokantaları, sosyal tesisler ve uygun fiyatlı yemek hizmetleri ile devreye girmiştir.
Aksaray için sorulması gereken soru şudur:
Bir tas çorba 150 TL olmuşken, belediyenin 40–50 TL’ye çorba sunan bir sosyal tesisi neden olmasın?
Bu bir ticari rekabet değil, sosyal denge politikasıdır. Amaç esnafla yarışmak değil; dar gelirliyi korumaktır.
ESNAF DA YALNIZ DEĞİL, DESTEK BEKLİYOR
Yerel yönetimler sadece vatandaşı değil, küçük esnafı da gözetmek zorundadır.
Uygun kira politikaları
Belediye iştirakleri üzerinden uygun tedarik
Enerji ve su tarifelerinde yerel kolaylıklar
Ruhsat ve harçlarda geçici indirimler
Bu adımlar, esnafın zam yapmadan ayakta kalabilmesi için hayati önemdedir.
BELEDİYECİLİK SADECE BETON DEĞİLDİR
Belediyecilik;
Zor zamanda vatandaşa dokunabilmektir
Sofradaki eksilmeyi fark edebilmektir
“Bu şehirde kim aç kalıyor?” sorusunu sorabilmektir
Aksaray’da çorba fiyatı üzerinden ortaya çıkan bu tablo, aslında yerel yönetimlerin sosyal belediyecilik karnesini yeniden gündeme getirmiştir.
ÇORBA KAZANI KAYNIYORSA, BELEDİYE DUYMALIDIR
Bir şehirde çorba 150 TL olmuşsa, bu artık sadece ekonomik bir veri değildir. Bu, yerel yönetime düşen bir sorumluluk çağrısıdır.
Aksaray’da hayat pahalılaşıyorsa;
Belediyenin sofrası ucuzlamalı
Sosyal destekler görünür olmalı
Vatandaş “yalnız değilim” diyebilmelidir
Çünkü yerel yönetim, tam da bu günler için vardır.

