AZMİ MİLLİ’DE HAKSIZLIK: EMEKLER UNUTULURKEN, PLAKETLER DAĞITILIYOR!
Tarihe tanıklık eden ve Cumhuriyetimizin ilk sanayi eserlerinden biri olan Azmi Milli Un Fabrikası, müze olarak yenilendi ve görsel açıdan da modernize edilerek büyük bir törenle açıldı. Açılışa Vali Mehmet Ali Kumbuzoğlu, Belediye Başkanı ve birçok kamu kurumu yetkilisi ile sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı. Mehteran takımı eşliğinde yapılan törende, Azmi Milli’nin Cumhuriyet döneminde sanayileşme adına attığı önemli adımlar vurgulanırken, geçmişte bu fabrikayı yöneten ve onun ayakta kalması için mücadele veren isimlerden Şevki Terlemez’in unutulması büyük bir vefasızlık örneği oldu.
Emeği Unutulan Bir Yönetici: Şevki Terlemez
Azmi Milli Un Fabrikası, sanayileşme tarihimizin önemli yapı taşlarından biri olarak yıllarca üretime devam etti. Ancak zarar eden bir yapı haline gelmişken, fabrikanın son Genel Müdürü olarak atanan Ziraat Mühendisi Şevki Terlemez, yaptığı özverili çalışmalarla fabrikayı Aksaray’da kurumlar vergisi şampiyonu yapmayı başardı. Bu büyük başarı, fabrikanın kapanmasının önüne geçerken, aynı zamanda ekonomiye de büyük katkı sundu.
Fakat ne gariptir ki, fabrikada yıllarca işçi olarak çalışanlara plaket takdim edilirken, bu başarıyı sağlayan ve fabrikayı Aksaray için bir katma değer haline getiren Şevki Terlemez’in ismi anılmadı, varlığı yok sayıldı!
Plaketler Verildi, Ama Hakkı Olan Görmezden Gelindi
Müzenin açılışında, burada çalışmış işçilere plaket verilmesi tabii ki takdir edilmesi gereken bir durum. Ancak yöneticilik yaptığı dönemde bu fabrikanın ayakta kalmasını sağlayan bir ismin hiç anılmaması, üstelik açılışta emeği geçenlere teşekkür edilirken onun adının bile geçmemesi, büyük bir vefasızlık örneği olarak hafızalara kazındı.
Bugün geçmişte hizmet eden herkese sahip çıkılması gerekirken, bir dönemin en büyük başarılarından birine imza atan bir yöneticinin tamamen görmezden gelinmesi, “Plaketler var ama hakkı olanlar unutuluyor!” dedirtti.
Tarihe Not Düşmek Gerekir
Aksaray’ın tarihine, sanayisine ve ekonomisine büyük katkılar sunmuş bir yapının müze haline getirilmesi elbette çok kıymetli bir gelişme. Ancak bu tür açılışlar, sadece bir binayı dönüştürmek değil, aynı zamanda emeği geçenlere hakkını teslim etmek için de bir fırsattır.
Bugün Azmi Milli’nin bir müze olarak yaşatılmasını sağlayanlar, geçmişte burada çalışanlar kadar yönetenleri de unutmamalıdır. Eğer bugün bir başarıdan bahsediliyorsa, bu başarıda sadece işçilerin değil, o işçilerin başında duran yöneticilerin de payı vardır.
Şevki Terlemez’in unutulması, yalnızca onun kişisel bir kaybı değildir. Bu, vefanın, emeğe saygının ve tarihsel bilinç eksikliğinin bir göstergesidir.
Eğer bir yerde başarı konuşulacaksa, hakkaniyetli bir bakış açısıyla tüm paydaşlara teşekkür edilmeli, hakları teslim edilmelidir. Geçmişi unutmak, bugünü eksik bırakır. Ve bugünü eksik bırakanlar, geleceğe de hatalı bir miras bırakır!