Metin KURT


Devlet Bahçeli'nin 'Şam Fethedilmişse, Kudüs'ün Fethi de Yakındır' Sözü Üzerine Tarihi ve Güncel Bir Analiz

Devlet Bahçeli'nin 'Şam Fethedilmişse, Kudüs'ün Fethi de Yakındır' Sözü Üzerine Tarihi ve Güncel Bir Analiz


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin "Şam fethedilmişse Kudüs’ün fethi de yakındır" sözleri, hem tarihi hem de günümüz siyasi dengeleri açısından dikkat çekici bir açıklama olarak değerlendirilebilir. Bu açıklama, tarihsel olaylar ve jeopolitik stratejilerle birleştirildiğinde, derin bir anlam barındırmaktadır.

Tarihi Perspektif:

Hz. Ömer Dönemi (636-637):

Hz. Ömer, 636 yılında Şam’ı fethederek Bizans’ın hâkimiyetine son vermiştir. Ardından 637 yılında Kudüs’ü alarak İslam dünyası için kutsal kabul edilen bir bölgeyi İslam topraklarına katmıştır.

Bu fetihler, İslam’ın Orta Doğu’daki etkisinin kalıcı hale gelmesini sağlamıştır.

Selahattin Eyyubi Dönemi (1184-1187):

Selahattin Eyyubi, 1184’te Şam’ı almış, 1187’de ise Kudüs’ü Haçlılardan geri alarak İslam dünyasında bir kahraman olarak anılmıştır.

Bu dönemde Kudüs’ün fethi, birlik ve beraberlik içinde hareket eden İslam ordularının başarısı olarak görülmüştür.

Yavuz Sultan Selim Dönemi (1516-1517):

Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim, 1516’da Şam’ı fethedip ardından 1517’de Kudüs’ü Osmanlı topraklarına katmıştır.

Bu fetihler, Osmanlı’nın İslam dünyasında liderlik rolünü pekiştirmiştir.

Günümüz Jeopolitik Perspektifi:

Bahçeli’nin bu açıklaması, günümüz Orta Doğu’sundaki karmaşık siyasi ve askeri durumlarla ilişkilendirilebilir. Suriye’de devam eden iç savaş, İsrail-Filistin çatışmaları ve Batı’nın Orta Doğu politikaları bu açıklamanın zeminini oluşturuyor.

Suriye’deki Durum:

Şam, Suriye’nin başkenti ve stratejik bir merkezidir. Bahçeli’nin Şam’a vurgu yapması, Suriye’deki istikrarsızlığın ve dış müdahalelerin bölgedeki barış ve güvenliği tehdit ettiğine işaret ediyor olabilir.

Golan Tepeleri’nde İsrail’in varlığına yönelik eleştiriler, Türkiye’nin bu bölgedeki güvenlik stratejilerini de yansıtmaktadır.

Kudüs ve Filistin Meselesi:

Kudüs, İslam dünyası için kutsal bir şehir olarak kabul edilmekte ve Filistin halkının bağımsızlık mücadelesinin simgesi durumundadır.

Bahçeli’nin açıklaması, Kudüs’ün özgürlüğü için birlik ve beraberliğin önemine işaret eden bir çağrı olarak değerlendirilebilir.

Batı’nın Orta Doğu Politikaları:

Bahçeli’nin "Golan’da diş gösterenlerin, Şam’a parmak sallayanların azı dişini Kudüs’te sökmek sadece bir zaman meselesidir" sözleri, Batı’nın İsrail yanlısı politikalarına karşı sert bir tepki olarak yorumlanabilir.

Bu açıklama, Türkiye’nin Orta Doğu’da daha aktif ve kararlı bir duruş sergileyeceğinin sinyali olarak okunabilir.

Bahçeli’nin sözleri, hem tarihi hatırlatmalar hem de günümüz jeopolitik dengelerine yönelik güçlü bir mesaj taşımaktadır. Açıklama, Türkiye’nin bölgesel gücünü ve İslam dünyasında liderlik iddiasını pekiştirme arzusunu yansıtmaktadır. Şam ve Kudüs ekseninde yapılan bu tarihsel hatırlatma, günümüz siyasetinde birlik, beraberlik ve kararlı bir duruşun altını çizen bir stratejik mesaj olarak değerlendirilebilir.

Bu söylem, Orta Doğu’nun geleceği için Türkiye’nin rolünü ve vizyonunu ortaya koyarken, aynı zamanda uluslararası kamuoyuna verilen güçlü bir uyarı niteliği taşımaktadır.