Enflasyon Makyajı mı, Halktan Kaçırılan Gerçek mi?
TÜİK’in Aralık verileriyle düşük gösterilen enflasyonun bedelini, Ocak’ta memur ve emekli mi ödeyecek?
Türkiye ekonomisi bir kez daha istatistiklerle hayatın gerçekleri arasındaki uçurumla karşı karşıya. İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, TÜİK’in 2025 Aralık ayı enflasyonunu yüzde 0,89 olarak açıklamasının ardından yaptığı değerlendirmede, iktidarın enflasyonu düşük göstermek için sistematik ve planlı adımlar attığını ileri sürdü.
Çömez’e göre mesele yalnızca bir veri tartışması değil; mesele maaş artışlarını baskılamak, milyonlarca memur ve emekliyi enflasyon karşısında daha da savunmasız bırakmak.
Rakamlar Düşük, Hayat Pahalı
TÜİK’in Aralık ayı için açıkladığı %0,89’luk enflasyon, sokaktaki vatandaşın yaşadığı gerçeklikle örtüşmüyor. Çünkü daha Ocak ayı gelmeden;
- Kira artışları hız kesmedi
- Gıda fiyatları tırmanmaya devam etti
- Temel tüketim ürünlerinde zam beklentisi zirve yaptı
Nitekim Çömez’in de dikkat çektiği üzere, Ocak ayı enflasyonunun %4’ü aşması bekleniyor. Yani Aralık’ta “düşük” gösterilen tablo, yalnızca birkaç haftalık bir illüzyondan ibaret.
Enflasyonu Düşürmek mi, Düşük Göstermek mi?
Turhan Çömez’in en çarpıcı iddiası ise şu:
“İktidar, 2025’in sonuna doğru enflasyonu gerçekten düşürmek için değil, düşük göstermek için akla hayale gelmeyecek planlar yaptı.”
Bu iddiayı destekleyen uygulamalar dikkat çekici:
Akaryakıt İndirimi (Kasım–Aralık 2025)
Normal şartlarda yıl sonunda artması beklenen akaryakıt fiyatlarında %5’lik geçici bir indirim yapıldı. Ama bu indirim;
- Kalıcı olmadı
- Ocak ayı itibarıyla geri alındı
- Sadece Aralık enflasyonunu baskılamak için uygulandı
Zeytinyağında Alım Fiyatları
Zeytinyağı alım fiyatları, iki yıl öncesinin bile altına çekildi. Üretici zarar etti, çiftçi ezildi ama TÜİK sepetinde rakamlar “makyajlandı”.
İlaç Zamları Bilerek Ertelendi
İlaç fiyatlarındaki artış:
- Yarısı Aralık’ta yapıldı
- Diğer yarısı Şubat ayına bırakıldı
Amaç açık: Aralık enflasyonuna yansımasın.
Asıl Hedef: Memur ve Emekli Maaşları
Peki bütün bu hamleler neden?
Turhan Çömez bu soruya net cevap veriyor:
Enflasyonu düşük göstermek
Buna bağlı olarak memur ve emekli maaş zamlarını aşağı çekmek
Çünkü Türkiye’de maaş artışları, TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarına göre belirleniyor. Enflasyon kağıt üzerinde düşükse, zam da düşük oluyor.
Ama mutfaktaki yangın hiçbir istatistikle sönmüyor.
“Şeytanın Aklına Gelmez” Dedirten Plan
Çömez’in sözleri, aslında toplumun geniş kesimlerinde yankı bulan bir hissiyatı özetliyor:
“Şeytanın aklına gelmez.”
Bu ifade, yalnızca sert bir siyasi eleştiri değil; yaşanan ekonomik adaletsizliğin öfkesini ve hayal kırıklığını yansıtıyor.
Sonuç: Rakamlar Değil, Gerçekler Konuşmalı
Bugün Türkiye’de sorun, enflasyonun kaç çıktığı değil;
- Pazarda ne ödendiği
- Eczanede ne kadar fark alındığı
- Akaryakıta gelen zammın cebe nasıl yansıdığı
Gerçek enflasyon, vatandaşın cebinde ve mutfağında ölçülüyor.
Ve görünen o ki;
Rakamlar düşürülse bile
Hayat pahalılığı hız kesmiyor.

