EPSTEIN DOSYALARI AÇILIRSA, DÜNYA DEĞİŞİR
Bir adam değil, bir düzen öldü denildi… Peki ya yaşıyorsa?
Bazı dosyalar vardır; kapatılamaz. Üstü örtülür, kilitlenir, raflara kaldırılır ama asla yok edilemez. Jeffrey Epstein dosyası tam olarak böyle bir dosya. Zaman geçtikçe unutulması gerekirken, her seferinde daha gürültülü biçimde yeniden gündeme gelmesi tesadüf değil.
Çünkü bu mesele, bir “sapık milyarder” meselesi değildir. Bu, küresel sistemin karanlık yüzüyle yüzleşme meselesidir.
Epstein Kimdi? Gerçekten Kimdi?
Resmî biyografiye bakarsanız Epstein;
“Finans dünyasında yükselmiş, güçlü çevrelere girmiş, sonra da suç işlemiş bir isim.”
Ama gerçek hayat böyle yazılmıyor.
Epstein;
- Devlet başkanlarıyla aynı masaya oturabilen,
- Kraliyet üyelerinin özel misafiri olabilen,
- Akademi, medya ve sermaye çevrelerinde kapıları zorlanmadan açılan
bir figürdü.
Böyle biri tesadüfen mi bu güce ulaştı?
Yoksa bu güç, ona bilinçli olarak mı verildi?
İşte asıl soru burada başlıyor.
Bir Ada, Bir Uçak, Yüzlerce İsim
Epstein dosyalarını bu kadar tehlikeli yapan şey; iddiaların vahameti kadar, kimlere uzandığıdır.
Özel ada…
“Lolita Express” adı verilen uçak…
Ve kamuoyuna tam açıklanmayan uçuş listeleri.
Bu listelerde siyasetçiler, iş insanları, akademisyenler, sanatçılar var. Dosyalar açıldıkça görüyoruz ki mesele sadece ahlaksızlık değil; mesele şantaj, kontrol ve itaat mekanizması.
Güçlü isimler, zayıf anlarında kayıt altına alındıysa, bu kayıtların nerelerde ve kimlerin kasasında durduğunu sormak herkesin hakkıdır.
Epstein Gerçekten İntihar mı Etti?
Yüksek güvenlikli cezaevi…
Çalışmayan kameralar…
Uyuyan gardiyanlar…
Çelişkili otopsi raporları…
Bu tabloyu önünüze koyup “intihar” derseniz, kamuoyunun zekâsıyla alay etmiş olursunuz.
Epstein’in ölümü, bir adli olaydan çok, politik bir kapanış operasyonu izlenimi veriyor. Çünkü Epstein konuşsaydı, sadece kendini değil, birçok sistemi çökertebilirdi.
Ve o sistemler, çökmemeyi tercih etti.
Türkiye Tartışmaları: Dikkatli Olmak Şart
Son günlerde “Epstein Türkiye” başlığıyla dolaşıma sokulan iddialar var. Burada çok net olmak gerekiyor.
Bugün itibarıyla:
➡️ Türkiye’den herhangi bir üst düzey siyasetçinin Epstein dosyalarında geçtiğine dair kanıtlanmış, resmî bir belge yok.
➡️ Türkiye merkezli doğrudan bir Epstein operasyonuna dair somut delil bulunmuyor.
Ancak şunu da göz ardı edemeyiz:
Epstein’in temsil ettiği küresel finans, vakıf ve lobicilik ağları, Türkiye dâhil birçok ülkeyle dolaylı ilişkiler kurdu. Yani mesele “Türkiye vardı” tartışmasından çok, küresel sistemin her yere dokunabilme kapasitesi meselesidir.
Spekülasyonla gerçeği ayırmazsak, asıl failleri perdelemiş oluruz.
Medya Neden Çekingen?
Asıl çarpıcı olan şu:
Epstein dosyaları açıldıkça, ana akım medya susuyor.
Haberler ya küçük veriliyor,
ya isimler karartılıyor,
ya da mesele magazinleştiriliyor.
Çünkü bu dosyalar tam açılırsa;
- Bazı “dokunulmaz” isimler dokunulabilir hâle gelir,
- Bazı rejimler sarsılır,
- “Demokrasi” diye sunulan vitrinlerin arkası görünür.
Ve bu, herkesin kaldırabileceği bir yüzleşme değildir.
Epstein Gitti, Dosya Duruyor
Jeffrey Epstein öldü deniliyor.
Ama Epstein düzeni hâlâ ayakta.
Bu dosya kapanmadı.
Bu dosya zamana bırakıldı.
Bir gün gerçekten açılır mı?
Açılırsa kimler ayakta kalır?
İşte korkulan soru tam da bu.
Ve belki de bu yüzden, Epstein dosyaları hiçbir zaman tamamen açılmıyor.

