"Kraldan Çok Kralcılar Mı Var?" Aksaray’da Başkan Randevuları ve İlginç Dedikodular
Aksaray sokaklarında dilden dile dolaşan bir söylenti var: Belediye Başkanı’ndan randevu almak artık öyle sıradan bir vatandaşın ya da bir partilinin kolaylıkla halledeceği bir iş değil. Kulağımıza gelenlere göre, kimileri randevu almak için aylarca beklerken, kimileri ise bir türlü Başkan’a ulaşamıyor. Bu durum vatandaşın da diline dolanmış durumda; sorular soruluyor, şakalar yapılıyor, memleket havası gülmeceyle dolup taşıyor.
Peki bu randevu meselesinin arka planında neler var? Gerçekten de Başkan, "Olabildiğince uzaklarda kalayım, kendi başıma olayım" mı diyor, yoksa kraldan çok kralcılar mı iş başında? Haydi, gelin bu konuda biraz ironi yapalım ve komik yönleriyle bu duruma bir bakalım!
Randevu Tansiyonu Yükseliyor
Eskiden Aksaray Belediye Başkanı’ndan randevu almak, çarşıdan iki kilo domates almak kadar basit bir işti. Belediyeye gidersin, sırasını beklersin, Başkan’la çay içip muhabbet edersin. Ama bugünlerde işler değişmiş görünüyor. Vatandaş kapı kapı dolaşıyor, derdini anlatmak istiyor ama gelin görün ki Başkan’a ulaşmak artık hayal olmuş!
Bir söylentiye göre Başkan "Ben buralarda gözükmeyeyim, çok yoğun olayım," diye bir talimat vermiş. Fakat başka bir söylenti de "Yok yok, Başkan’ın haberi yok. Araya birileri girmiş; 'Başkan meşgul, başka kapıya!' demeye başlamışlar," diyor. Kimileri buna "kraldan çok kralcılık" derken, kimileri “Bu işte bir terslik var” demekte. Yani Aksaray’da Başkan’la görüşmek bir Sherlock Holmes hikâyesine dönüşmüş durumda.
Vatandaşın Derdi, Başkan’ın Yoğunluğu
Bir yanda vatandaş, Belediye Başkanı’na ulaşma çabasına düşmüşken, Başkan’ın nasıl olup da bu kadar meşgul olduğunu anlamaya çalışıyor. Sabah sekizde işe gidip, akşam beşte evine dönen vatandaş için bu yoğunluk oldukça "gizemli" bir durum. Öyle ya, Başkan bu kadar meşgulse kim ilgileniyor şehrin işlerine? Yoksa Başkan sabah dokuzdan akşama kadar aralıksız mı çalışıyor?
Tabii, bunun nedeni ne olursa olsun, vatandaşın algısında şu sorular beliriyor:
- "Başkan gerçekten mi çok yoğun, yoksa birileri ona pek de güvenilir olmayan bir 'yoğunluk filtresi' mi çekiyor?"
- "Kraldan çok kralcılar devrede mi?"
Bu randevu işine aşırı derecede kafa yoranlar arasında bir ironi de şu ki, neredeyse Aksaray’ın tüm mahallelerinde "Belediye Başkanı’yla randevu nasıl alınır?" sohbetleri başlamış durumda.
Ayrıcalıklı Misafirler ve Randevu Denklemi
Bir de işin içine siyasi partiler girmiş durumda. Hadi diyelim ki vatandaş zor randevu alıyor; peki ama siyasi parti temsilcilerine de randevu yok mu? Öyle ya, bir belediyenin başkanından parti temsilcileri randevu alamıyorsa, burada işler gerçekten tuhaf. Bu noktada, şehirde "Acaba burada bir itibarsızlaştırma mı var?" sorusu, ironiyle dolu bir muamma olarak karşımıza çıkıyor. Kimi vatandaş, "Başkan gerçekten de her şeyden habersiz, onu böyle bir duruma kim sokuyor?" diye sorarken, kimisi de "Yok yok, Başkan bizzat bu kararın arkasında," diyor.
Kraldan Çok Kralcılar mı Var?
Yine söylentilere bakarsak, Başkan’ın etrafındaki bazı kişiler öylesine dikkatli ki, Başkan’dan randevu almak neredeyse ülke gündemine dair bir durum gibi işlem görüyor. Yani kraldan çok kralcılar devrede; Başkan’ı halktan koparıyor, adeta bir koza içine hapsediyorlar. Başkan’ın etrafında dönen bu "randevu siyaseti," vatandaş için bir "Bekleyecek misin, beklemeyecek misin?" bilmecesine dönüşmüş durumda.
Bu ironi dolu atmosferde, vatandaş için Belediye Başkanı’nın ulaşılmaz bir konuma getirilmesi, işleri daha da karmaşık hale getiriyor. "Başkan halka neden bu kadar uzaklaştırılıyor?" sorusunun cevabı, Başkan’ın etrafındaki ‘kraldan çok kralcılar’ın halkı önemsemediği algısına kadar varıyor. Vatandaş bu konuda da bir parça espriyle durumu ele alıyor, "Başkan halktan mı koparılıyor, yoksa halka yeni bir randevu sistemi mi uygulanıyor?" sorularını soruyor.
Randevu Yoksa Mizah Var!
Vatandaş, Belediye Başkanı’ndan randevu alıp alamama meselesine aslında biraz da mizahi açıdan bakıyor. Artık Başkan’a ulaşmak, "Aksaray’ın yeni çilingirliği" gibi görülüyor. Vatandaş, randevu alamadığı bir başkandan ziyade, o başkanı bu duruma sokan sistemin parçası olan kişilere bakıyor. Bu da haliyle "kraldan çok kralcıların" oyunu haline geliyor.
İroni bir yana, bu süreçte Başkan’ın halkla buluşamaması, Aksaray halkında soru işaretleri yaratıyor. Peki, gerçekten de ortada bir 'yoğunluk bahanesi' mi var, yoksa Başkan kendi kendini mi halktan uzaklaştırdı? Herkesin dilinde dolaşan bu mesele, halkın gözünde bir mizah konusu olarak yankılanmaya devam ediyor. Randevu işini mizahla kapatırken, Aksaray’da randevu tartışmalarının sona ermesini umalım—en azından yeni bir "yoğunluk bahanesi" bulana kadar!

