Türkiye Ekonomisinde Görünmeyen Denklem: A + B Açığı
Üretiyoruz ama neden satın alamıyoruz? Türkiye’de raflar dolu. AVM’ler açık, fabrikalar çalışıyor, ihracat rakamları her ay açıklanıyor.
Ama aynı soruyu milyonlarca insan aynı anda soruyor:
“Bu kadar üretim varken neden geçinemiyoruz?”
Bu sorunun cevabı, neredeyse bir asır önce İngiliz mühendis ve iktisatçı Clifford Hugh Douglas tarafından ortaya konulan A + B Teorisinde gizlidir.
A + B Teorisi Kısaca Ne Söyler?
Douglas’a göre bir ekonomide:
A → Ücretler, maaşlar, bireylere doğrudan giden gelirler
B → Faizler, vergiler, amortismanlar, kredi maliyetleri, ithal girdiler
Toplam fiyatlar A + B üzerinden oluşur. Ancak halkın cebine giren para yalnızca A’dır.
Sonuç nettir:
Toplum, ürettiği her şeyi satın alacak kadar gelir elde edemez.
Türkiye’de A Nedir?
Türkiye’de A, yani doğrudan gelirler:
Asgari ücret Emekli maaşları Memur maaşları
Küçük esnaf kazançları
Son yıllarda bu kalemlerin ortak özelliği şudur:
Enflasyonun gerisinde kalmaları. Bir başka ifadeyle:
Cebe giren para artıyor gibi görünür, ama satın alma gücü sistematik olarak azalır.
Türkiye’de B Nedir? (Asıl Görünmeyen Yük)
Türkiye ekonomisinde B kalemi olağanüstü büyümüştür:
Banka faizleri
Kredi kartı komisyonları
Vergi yükü (dolaylı vergiler başta olmak üzere)
İthal hammadde maliyetleri Döviz kuruna endeksli üretim giderleri
Bu maliyetler maaş olarak kimseye verilmez,
ama ürün fiyatlarının içine sessizce eklenir.
Sonuç:
Marketteki fiyat, halkın gelirinden daha hızlı büyür.
Somut Bir Türkiye Örneği
Bir gıda ürününü ele alalım:
Çalışana ödenen ücret (A): 30 TL Enerji, nakliye,vergi, kredi faizi, kur farkı (B): 40 TL
Raf fiyatı:70 TL
Ama piyasada dolaşan gerçek para: 30 TL
Aradaki 40 TL’lik fark, halktan borçla tahsil edilir.
Borçla Yaşayan Toplum
İşte bu yüzden Türkiye’de: Kredi kartı kullanımı patladı
Taksit, geçim aracı haline geldi Borç, istisna değil norm oldu
Douglas’ın ifadesiyle:
“Borç, satın alma gücü açığını kapatmak için kullanılan suni bir solunum cihazıdır.”
Türkiye ekonomisi bugün krediyle nefes alıyor.
Neden Sürekli “Daha Çok Çalışmalıyız” Deniyor?
Teknoloji gelişti. Verimlilik arttı.
Ama çalışma saatleri azalmadı.
Enflasyonun Psikolojisi
A + B açığı sadece ekonomik değil, psikolojik bir yıkım üretir:
Douglas Bugün Yaşasaydı Ne Söylerdi?
Muhtemelen şunu söylerdi:
“Türkiye’de sorun üretim değil, paranın kime ve nasıl dağıtıldığıdır.” Ve eklerdi:
Faiz merkezli kredi sistemi sürdürülemez
Satın alma gücü halktan sürekli çekiliyor
Refah, rakamlarla değil hissettirerek
ölçülmelidir
Sonuç: Görünmeyen Açık
Türkiye ekonomisinde görünmeyen ama her hanede hissedilen bir gerçek var:

