VİLAYETLİĞİ LAĞVEDİLEN AKSARAY’IN İLK KAYMAKAMI
Yanıldığımız yerde, doğru, bize erişir elbet! Eksik görüldüğümüz yerde, ‘’tamam’’lar, bu ‘’bîtamam’’ı bende yahut kendinde ‘’tamam’lar elbet! Temennisiyle…
Cumhuriyet döneminin başlangıcında kurulan ilk Meclis’te, devletimizin ilk anayasası olarak kabul edilen, 20 Ocak 1921 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanununa bağlı olarak idari düzenlemeye gidilir. Anayasanın 10.maddesinin hükümlerine dayanarak yeniden planlanan Vilayetler arasında, kimi Aksaraylıların yoğun emekleri sayesinde Aksaray’da vardır. Aksaray bu kararla, Koçhisar ve Arapsun’dan oluşan bir vilayet haline getirilmiştir. Fakat henüz eski yapı ortadan kalkmadığı ve yeni kurulan Cumhuriyet tam anlamıyla yapısal ve kurumsal olarak tamam edilemediği için, Vilayet olarak Vali’ye ermemiz de, takriben 2 sene kadar zaman alacaktır. Ardından, Cumhuriyet’in ilanıyla Aksaray’da, Cumhuriyet döneminin ilk Vilayetlerinden birisi olacaktır.
Mustafa Kemal emriyle Aksaray’ın vilayetliği yazısı.

1921 ile 1933 yılları arasında bu yapılanmaya binaen Vilayet olarak kalan Aksaray’da, 12 yılda sadece 3 Vali görev yapmıştır. Bunlardan ilki Abdullah Sabri Karter (Kasım 1923-Şubat 1924) idi. Onun ardından vilayet idaresini 1932 yılına dek, Yusuf Ziya Günar devir almıştır. Sonrasında 1932-1933 yılları arasında bu makam da bulunan Arif Hikmet Onat bu görevde iken, T.B.M.M. tarafından çıkartılan 20.05.1933 gün ve 2197 sayılı ‘’Bazı Vilayetlerin ilgası ve Bazılarının Birleştirilmesi Hakkında Kanun’’ ile Aksaray yeniden kaza yapılmıştır. Böylelikle Arif Hikmet Onat (aşağıdaki fotoğraf) Cumhuriyet ilk dönemi son Valimiz olmuştur.

Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte 1921'de il olan Aksaray, 1933 yılında gelir-gider durumuna bakılarak, bütçe yetersizliği ve idari düzenlemeler gerekçesiyle Niğde'ye bağlı bir kaza haline getirilmiştir.

AKSARAY’IN İLK KAYMAKAM’I SELÂHATTİN BEY (1892-1952)

Aksaraylı eşi ile.
Son Vali Arif Hikmet Onat’tan sonra vilayetten kazaya düşürülen Aksaray’da, ilk Kaymakam olarak Çorlu’dan 31 Mayıs 1933 tarihinde Aksaray’a atanan, Selâhattin Bey görev yapmıştır. Aksaray Kaymakamı Selâhattin Bey Cumhuriyet dönemi arşivlerinde Selehattin, Selahattin olarak kayıtlıyken, Aksaray dönemi resmi belgelerde, gazete yazı veya haberlerinde çoğunlukla Selehattin, Selahattin, Salahaddin ya da Selehâttin Bey olarak anılır.
Kaymakam Selâhattin Bey’i biz Aksaraylılar, Aksaray halkevinin kurulma çabalarına destek veren Niğde ve Aksaray merkezlerinde başmuallimlik görevlerinde bulunan, 1934 yılında Niğde Halkevi temsil komitesi başkanı olan Hüseyin Ulusoy’un anılarından da hatırlarız. Sonraları Niğde Vilayet Matbaası müdürlüğü görevinde 3 yıl bulunan Niğde Vekili Hüseyin Ulusoy’un, ilk Niğde-Aksaray halkevleri maçını anlattığı yazı da, Kaymakam beyin yanında, başka Aksaraylılara da rastlarız.

Resmi Niğde Gazetesi’nde 4 Mart 1935 tarihinde Hüseyin Ulusoy “Niğde Halkevi Futbol ve Musiki Komitesinin Aksaray Seyahatleri” adlı yazısında, 28 Şubat Perşembe günü gerçekleşen spor müsabakasını anlatmaktadır. Özetle, 1935 Niğde halkevi spor kolu faaliyetleri:
‘’…Futbol alanı olarak eski buğday Pazarı hazırlanmıştır. Maç başlamış ve Aksaraylıların maç esnasında gösterdikleri ağır başlılık iki takıma tam bir Türk gençliği görüşüyle ve aynı centilmenlikle davranmaları, Niğde gençleri üzerinde unutulmaz saygı eserleri bıraktığı belirtilmiştir. Öğleden sonra boş kalan Niğde Halkevi gençleri Aksaray’ı gezmişlerdir. Cumartesi sabahı Niğde gençleri Aksaray’dan ayrılmışlardır. Aksaray’da bulunulan süre içerisinde Kaymakam Salahaddin Bey, Halk Partisi Başkanı Sadi Bey, Halkevi Başkanı Cevdet (sanırım Turan) Bey, katibi İzzet Bey (Turan), Eğitim memuru Osman Nuri Bey ve bütün diğer Aksaraylılara teşekkür edilmiştir (Resmi Niğde Gazetesi, 4 Mart 1935: 1).’’
Ulusal gazetelerdeki yansıması da 10 Mayıs Cuma 1935 tarihli Cumhuriyet (s.8) gazetesinden aşağıdaki resimdedir.

13 Mayıs 1935 (Pazartesi) tarihinde ise bu sefer “Aksaray Gençleri Niğde” başlığında (8 Mayıs) Çarşamba günü Aksaraylı gençlerin, Niğde’ye gelecekleri haberi verilmiştir. Niğde Halkevi’ndeki gençlerin hazırlık yaptığı belirtilmiştir. Aksaraylı gençleri karşılamak için (9 Mayıs) Perşembe günü karşılama kolunun Bor’a kadar gittiği ifade edilmiştir. (10 Mayıs) Cuma günü şehir gezilmiştir. Öğleden sonra da maç yapılmıştır.
Akşamüzeri Aksaraylı konuklara Zafer Sineması’nda bir gösteri sunulmuştur. (11 Mayıs) Cumartesi sabahı saat 08.00’de Aksaraylı gençler, Niğde’den uğurlanmıştır (Hüseyin Ulusoy, Resmi Niğde Gazetesi, 13 Mayıs 1935: 1).
Hüseyin beyin anlattığı işte bu günler de, CHP ülke geneli parti temsilcilerine sporun her dalda geliştirilmesi talimatı gönderir. Yüzme’den Kürek takımına kadar kurmayı başaran teşkilatlar, yerel ve ulusal yarışmalara dahil edileceklerdir. Ama imkansızlıktan, Niğde Vilayeti-CHP Parti teşkilatı, bütçesinden Aksaray CHP parti teşkilatına tahsis ettiği, Aksaray’da sporun diğer branşlarına ayrılan bütçe, bu yıl için 350 liradır. Selâhattin bey ve etrafındaki parti-halk evi çalışanları ile gönüllü Aksaraylıların ise, ellerindeki bu kısıtlı bütçeyle geliştirmeye çalıştırdıkları spor branşlarından bazıları şunlardır: Bisiklet takımı, Atletizm, Kürek takımı, Yüzme takımı, Aksaray Futbol kulübü, Mekteplerin Futbol takımları, halkevi satranç kulübü, halkevi gençleri futbol takımları, vb.leri… Maalesef, bu görev yine Aksaraylı gönüllü zenginlerin önderliğinde, ilerleme ve gelişme kaydetmek zorunda kalmıştır.

İlk Aksaray Kaymakamı Selâhattin Bey’in kısa biyografisi:
Selâhattin Bey, Kurmay Tuğgeneral Ahmed Esad Paşa ile Ferik (Tümgeneral) Ali Paşa kızı Faika Hanım’ın oğludur. İlk-orta ve lise eğitimini İstanbul’da tamamladı. İstanbul Sultanisinden mezun olduktan sonra Mülkiye’ye girdi. Mülkiye’den 1914 yılı Temmuz ayında Pekiyi derecesiyle mezun oldu. Mezuniyetinin ardından silahaltına alındı. 1. Dünya Savaşı süresince Muhabere Yedek subay olarak askerlik yaptı. 1918 yılı Kasım ayında terhis edildi.
Terhisinden 1 ay sonra, Aralık ayında Emniyet-i Umumiyye Hususi Kalem 2. Mümeyyizliğine (Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Kalem tashih memuru) tayin edilerek Devlet hizmetine girdi. 1919 yılı Eylül ayında Dahiliye Nezareti Aşiretler ve Muhacirler iskanı Umum Müdürlüğü İstatistik ve Neşriyat Şubesi Müdür Muavinliğine yükseltildi. Bu görevi İstanbul Hükümeti’nin ilgasına kadar devam etti. 1921 yılında İstanbul’da ilk evliliğini gerçekleştirdi. Cumhuriyet’in kurulmasından sonra, 1923 yılı Nisan ayında, İmar İskan Vekaleti Zat İşleri Şubesi 2. Mümeyyizliğine getirildi.
1926 yılı Eylül ayında İnhisarlar Umum Müdürlüğü (Tekel idaresi) Müfettişliğinde bulundu. Bu görevde bir süre kaldıktan sonra tekrar İdareciliğe döndü. 1931 yılında Çorlu Kaymakamı olarak atanarak, 1933 yılına dek burada görev yaptı. Çorlu ardından tayin olduğu Aksaray’da, 31 Mayıs 1933’ten 11 Ağustos 1936 tarihine kadar Kaymakam olarak görev yaptı.

Çorum Kargı futbol kulübü ile Gedik.
11 ağustos 1936 tarihinde Çorum / Kargı’ya tayin edildi. 1937-Ekim ayına kadar Kargı’da görevde kaldı. Aynı yıl içerisinde Söğüt’e (1937-1939 yılları arası) Kaymakam olarak atandı. Söğüt’ten sonra sırasıyla, Ardahan/Göle, Iğdır, Hatay/Reyhaniye, Hatay/Kırıkhan, Of, Aydın/Karacasu, Bursa/Orhangazi (8 Nisan 1947-16 Aralık 1949) kazalarında Kaymakam olarak görev yaptı.

Aksaray’daki görevi sırasında 1936 yılında, Aksaraylı Naime Hanım ile evlendi. Kendisi gibi eşi de, halkevi katibi İzzet Bey (Turan) başkanlığındaki CHP heyetinin ve Halkevinin faaliyetlerinde yer aldı. Şehrin ileri gelenlerinin önderliğindeki yardım etkinliklerinde, kütüphane faaliyetlerinde, toplumsal kampanyalarda, Sosyal Yardım Kolu Sorumlusu olarak bulundu. Bazı akademisyenlerce kimi makalelerde, Naime Hanım’ın adı SaimeHanım, Nadide Hanım yahut Saime Gedik olarak anılmıştır. Fakat, Halkevi raporlarında ve halkevi kütük-kayıt defterlerinde kendisi, el yazısıyla Naime Gedik olarak yazılmıştır.

Selâhattin Bey’in tayin olduğu günlerde (31 Mayıs 1933) son Aksaray belediye başkanı sonradan vekil olacak Ş. Hadi Arıbaş (1928-1932) iken, bu göreve onun ardından vekaleten bakan Terzizade Halit Bey’dir. 07 Mayıs 1932 ile 03 Temmuz 1933 tarihleri arasında vekâleten Halit Terzioğlu, Aksaray Belediye Başkanlığı görevinde bulundu. (Mukayyıt-zade) Ş.Hadi Arıbaş 04 Temmuz 1933 ile 21 Aralık 1934 tarihlerinde de belediye başkanlığı yaptı.

Kaymakam olarak Selâhattin Bey’de, Hadi Bey’in başkanlığı sırasında, Aksaray’daki görevi yanında 1933-1934 yılında bir süre ve 22 Kasım 1934 ile 09 Mart 1936 tarihleri arasında bir süre olmak üzere, Aksaray Belediye Başkanlığına, neredeyse 2 yıl kadar vekâleten baktı. 1936 yılında belediye başkanı olarak görev alan Muhittin Perek zamanında, belediyede vekillerden biri, yine kaymakam Selâhattin beydi. Sonraki yıllarda Muhittin Perek’ten belediye başkanlığı görevini 1942 yılında Ali Gürün teslim aldı.
Aşağıda, Mayıs 1935 tarihli Son Posta gazetesinde yazan habere göre 1935 seçimlerinde Kuddusi Çorakçı başkan seçilmiştir. Ama Kuddusi Vehbi Çorakçı, M.Fırat Gül ve diğer akademisyenlerin hazırladığı makale ve biyografilerine göre 1932 yılında vefat etmiştir. Dolayısıyla haberde bir tutarsızlık ya da tarihte bir yanlışlık ortaya çıkar. Yukarıda anlattığım gibi sözkonusu yıllarda ve sonraki 1935-1938 arası dönemlerde belediye başkanlığı yapan isimler kayıtlara göre farklı kişilerdir.

Cumhuriyet Dönemi Vilayet olan Aksaray sonrası, kazaya düşürülen Aksaray’ın İlk Kaymakamı Selâhattin Bey, 31 Mayıs 1933 tarihinde Çorlu’dan Aksaray’a tayin edilir. Selâhattin Bey’i Aksaray’a 1933 yılında gönderen, tayin kağıdını imzalayan el ReisiCumhur Gazi Mustafa Kemal imzasını kullanmaktadır.

Çorlu’dan Aksaray’a gelmesinden yaklaşık bir yıl sonra da, 21 Haziran 1934 tarihinde Soyadı kanunu kabul edilir. Ardından 2 Ocak 1935’te kanunun yürürlüğe girmesiyle kendisi Aksaray’da Gedik soyadını alır. Kendisi ile birlikte tüm Aksaray halkı da kampanya ile seferber edilerek Soyadı alma işlemi eski vilayetin tamamına yayılır.

Tüm kaza halinde. 2 sene içerisinde soyadı seferberliğinin Aksaray’ın 2.Kaymakamı Cenap Aksu döneminde tamamlandığı, 17 Ağustos 1937 tarihinde ulusal basında haber olur. Bu günlerde Kargı’da kaymakam olan Gedik’in de, aynı yılın Ekim ayında, Aksaray’a ailesini ve dostlarını ziyarete geldiğinde, kendisi zamanında başlayan bu seferberliğin bitişini, Aksaraylılardan duymuş, dinlemiş olması da elbet muhtemeldir.
(Aşağıda, 27.10.1937 Kaymakam Gedik ve eşi, çocukları, dostu Kamil Saraçoğlu ile.)

Dolayısıyla, Selâhattin Bey’i 1933 yılında Çorlu’dan Aksaray’a tayin eden kısmetli el, Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal imzasıyla uğurlarken, 1936 yılında ise Selâhattin Bey’in Aksaray’dan, Çorum/Kargı’ya tayin emrini verdiğinde, artık Reisicumhur Kemal Atatürk imzasını kullanmaktadır.

Çorlu Kaymakamı S. Gedik, (1932-33).
Vekil olarak Selâhattin beyin (22 Kasım 1934-09 Mart 1936 tarihleri) belediyeye baktığı dönemde, Aksaray’ın harap olmuş çarşısı yeniden imar edilmeye başlanır. Kararlaştırılan bazı işlere Aksaray belediye meclisinden muhalefet edenler de olur. Bunlardan biri gazhane-yanıcı madde deposunun çarşı içindeki yeri, bakımsızlığı ve yeniden yaptırılacak yanıcı madde deposunun yerinin planlanması idi. Bir diğeri de eskiyen çarşının yıkılıp yeniden yapılmasının, çarşının tarihi ve kültürel yapısını ortadan kaldıracak olmasıydı. (Aksaray Yanıcı Madde deposu, 1938)

O dönemlerde olduğu noktadaki kullanım itibariyle, göze batan bir yerde olan Gazhane-Yanıcı madde deposu, çarşı içindeki yerinde, esnaflar için büyük tehlike arz etmekteydi. Belki yenisinin yapımına dair ödenek alabilmek, belki de vilayet merkezi gibi kurumlardan daha fazla ilgi alaka görmesi için, deponun vahim durumu o günlerde gazetelere de yansıtılır. Eski olduğu ve bakım gerektirdiği, sürekli yangın tehlikesi ihtiva ettiği, Aksaraylı gazeteciler tarafından, ulusal ve yerel gazetelere telefon yoluyla haberleştirilir.
Nitekim, Selâhattin beyin tayininden sonra 1937 yılında depoda, sıçrayan bir kıvılcımla başlayan yangın büyüyerek, çatıdaki oluklara kadar yakar. Çatıya sıçrayan yangınla depo ve yanındaki dükkanların birkaçı hasar alır. Bu olay da, eskimiş deponun taşınmasını hızlandırır. Yangından sonra Taşpazar mahallesinde Muhittin Perek’in aldığı arsa üzerinde, yenisinin yapımına başlandığı gibi, yapımının bitmesi de çok sürmez. 3 bin liraya taştan yeni bir bina yapılır. Gedik’in tayin döneminde başlaması planlanan ama başlayamayan depo yenileme işi böylelikle, 1938 yılında yeni ve 2. kaymakamımız Cenap Aksu zamanında, başkan Muhittin Perek döneminde, inşaatı bitirilerek tamamlanır. Merkez çarşı içindeki Depo boşaltılarak, yeni Yanıcı Madde Deposu tamamen oraya taşınır.

Vekil Selâhattin beye kimi meclis üyeleri muhalif olmalarına ve kimi durumlara şiddetle karşı çıkmalarına rağmen, Aksaray belediyesi yine de harap ve köhne halde bulunan büyük çarşıyı yıkarak, yerine güzel ve büyük bir çarşı yaptırır.

Belediye başkanlığını gitmekte olan Kaymakam Bey’den Muhittin Perek, 10 Mart 1936 tarihinde devralır. Görevi sırasında askerlik vazifesini de yerine getirmek zorunda kalan Muhittin Perek, vekaleten koltuğuna Hasan Atay ve H. İbrahim Perek’in bakmasıyla, 26 Kasım 1942 tarihine dek bu görevde kalır. Muhittin Perek döneminde 1941 yılında, vekil H. İbrahim Perek görevdeyken, belediye önü ve çarşı içindeki havuzları yaptırır. Ali Gürün ya da diğer bilinen adlarıyla Bayram Ali Naci Gürün ise 1942 yılında belediye başkanlığını Muhittin Perek’ten devralır.

Aksaray’da görevli iken Kaymakam Bey’in ailevi sebeplerden dolayı, Bursa’ya gitmek için izin istediği yazısı aşağıdadır. İzin hakkında kendisine sert bir yazıyla dönüş yapan kurum müdürü, kendisine izinden ziyade, vazifesinin kutsallığı, ülkenin öncelikli durumu hakkında kaymakam beye uzun uzadıya tavsiyeler vermiştir:

Kaymakam Gedik döneminde (1933-1936) Aksaray’da bazı gelişmeler ve Aksaray’ın hali şöyledir:
Aksaray’da Hükümet Konağı, Maliye-Defterdarlık binası, adliye ve Jandarma binası, il halk kütüphanesi, halkevi, Aksaray Lisesi-Cumhuriyet Mektebi, Zafer ilkokulu ve Gazipaşa İlkokulları, Azmi Milli Un fabrikası, Ulucamii, Yollar idaresi binası, Vali (Kaymakam) Konağı, sinema kullanımdadır. Aksaray vilayet matbaası tasfiye edilerek Niğde’ye taşınmıştır. Memleket hastanesi faal, eski gazhane (yanıcı madde deposu), cezaevi merkez içindedir.

Cezaevi günümüzdeki eski cezaevi ya da bir dönem cezaevi olarak kullanılan Zinciriye Medresesi değil, şimdiki yıkılan Tedaş İşhanı arkasındaki halen kullanılan Us İşhanı yerindedir. Belediye binası neredeyse şimdiki yerinde ve etrafı imar edilmiş, kendisine de bakım yapılmıştır. Karşısında Ulucamii şadırvanı ve cami önünde kütüphane hizasına denk düşen müştemilat binası bulunmaktadır. Burası ayrıca Pazar yeri olarak kullanılmaktadır. Efor civarındaki mezarlıkta, Ali Baba türbesinde, Kesik minare Camii, Somuncu baba türbesi etrafında yakın zamanda bazı düzenlemeler ve ufak tefek bakımlar yapılmıştır.
(1936 yılı)

Zinciriye Medresesi ve arkasındaki tarihi hamamlar, şifahane, Kadiroğlu medresesi, Cıncıklı mescidi, darphane bakımsız durumdadır. Başköprü’den Debbağlar köprüsüne doğru istikamette, ırmak rıhtımları yıkıktır ve onarım beklemektedir. Kazanın merkezi gibi çoğu mahallesi yol bakım-onarımı beklerken, şehirlerarası yollar da yeniden imar edilip düzenleme gerektirmektedir. Karasu köprüsü, Kalanlar köprüsü harap ya da bakımsız olsa da yerindedir.
Bu yıllarda, Nüfus mübadelesi politikalarının ve anlaşmalarının sonucu olan yer değiştirme-taşınma sürecinin sonu gelmemiştir henüz. Devlet Balkanlar’dan göç almaya devam etmektedir. Aldığı bu göçmen nüfusu, gerekli ya da emsal gördüğü bölgelere dağıtmaktadır. Aksaray’da ilk etaptaki bu il ve kazalardan biridir.
(10 Mayıs 1935, Cumhuriyet gazetesi)

Aksaray’da bir elektrik santrali, kullanılan elektrik, az da olsa telefon, kamyon ve otomobil de vardır. Aksaray’ın çağa pek uzak durmadığını da, bir ayrıntı olarak, iki sene evvel, ilk uçak ziyaretinin de 11 Kasım 1931 tarihinde Pamucak düzlüklerine konan Vecihi Hürkuş tarafından yapılmış olduğu, ayrıca Koçhisar uçağının da 1928 yılında alınıp kuruma bağışlandığı da hatırlanmalıdır. Yine, 1928 yılında kapanan ilk uçak fabrikası Tomtaş, Aksaray’ın komşusu Kayseri’de tekrar açılarak, bu yıllar arasında faal ve montaj yapar durumdadır.

Aksaray buğday pazarı, çarşısı 1935-1938
Ayrıca kazada var olanlardan ilk akla gelenlerden Buğday-zahire pazarı, yüncüler pazarı, hayvan pazarı, yağcılar çarşısı, Nevşehirliler çarşısı, kavakçılar çarşısı gibi çarşılar küçük-büyük, açık ve kullanımdadır. Halk gazinosu, halk evi, değirmenler, otel-pansiyon, misafirhane, çocuk esirgeme kurumu, askerlik şubesi, maliye, defterdarlık, noterlik-icra memurluğu, Kızılay, Yeşilay ve benzerleri gibi yerel, tarihi, kültürel veya toplumsal yapı ya da kurumlar da faaldir.

Aynı yıl Nisan ayında Gelegüle’de yapılan muhtarlık seçimlerinde ise Hatice ve Zahide hanımlar yarışmış, Zahide hanım 115 oy, Hatice hanım 57 oy almıştır. 115 oyla Zahide hanım muhtar seçilmiştir. Gümbet köyünde ise zafer Gökkız hanımın olmuştur. Aksaray ile köyler arası telefon bağlantıları kurulmuş, 300 km. uzunluğunda hat döşenmiştir. Acem ve Eskil köylerine artık belediye binası kurulmuş, bütçeleri oluşturulmuştur.
1935 yılı seçimlerinde Gedik.

1932 yılında açılan halkevinin 3.kutlama töreni 1935 yılında yapılır. (Altta Aksaray halkevi kutlamalarından bir fotoğraf 1935)

1935 yılında Sümerbank’tan Aksaray’a gelen bir mühendis sayesinde Aksaray, Nevşehir’e elektrik satmayı planlamaktadır. Ve bu işin masrafı 50 bin lirayı bulmaktadır. Sonraları, 1937 yılında, elektrik idaresinin belediyeye geçirilmesi hedeflenecektir. Aksaray hastanesi 25 yataktan 35 yatağa çıkarılacaktır. Hastanenin yeni binaya taşınması için 3 bin lira bütçe kabul edilmiş, yeni donanımlar ve takviyeler için ayrılmıştır. Cumhuriyet mektebine bir kısım daha ilave edilecek ve ırmak kenarındaki yıkılan rıhtımlar onarılacaktır. Karasu köprüsü yeniden yapılacak, Aksaray-Koçhisar yolu, Aksaray-Sağlık köy yolu açılacaktır.

1934 yılında başlayan Sıtma ile mücadele, sazlıkların kurutulması, yeni kanallar açmak münasebetleriyle devam etmektedir. 60 bin dönüm alanı kullanıma kazandırmak hedeflenmektedir. Kurulan kooperatiflerle çiftçiler desteklenmektedir. Bu minvalde Çiftçi Kardeşler kooperatifi faaliyetlerine devam etmektedir. Köy okulları, yatılı okullar açma ve yaptırma işleri devam etmektedir. Bu doğrultuda 23 okul tamamlanmıştır.
Mevcut okullarda öğrenci gezileri, okuma yazma kursları, bağış kampanyaları devam etmektedir. Kızılay, çocuk esirgeme ve halkevi, halka yardım faaliyetlerine devam etmektedir. Azmi milli yanında, Ziraat bankası, Halk iktisat bankası hizmettedir. Uluırmak üzerinde kurulan elektrik santrali ile de şehrin bir kısmı aydınlatılmaktadır. Bu iş için kurulmuş Aksaray Değirmen ve Elektrik işletmeleri şirketi faaldir. Aksaray’da bu yıllarda faal 3 büyük un fabrikası vardır.
1935 belediye önü.

1936 yılında Aksaray, ilk etapta Bulgaristan’dan 28 kişiyi muhacir, ardından Romanya ve Bulgaristan olmak üzere 250 evlik, ardından da 70 evlik daha göçmen kafilesi alır. Bu göçmenler için Sağlık köy ve civarı 1934 yılında iskan yeri olarak seçilir. Sağlık Köy’ü kurulur ve oradaki bataklıklar kurutularak imar-iskan edilmeye, yoğun kararlılıkla devam edilmektedir. Niğde valisi Faik Üstün, Aksaray belediyesi ve Kaymakam Selâhattin bey yanında, aynı yıllarda onun ardından gelecek yeni kaymakam Cenap Aksu da aynı imar faaliyetleriyle ilgilenirler.
15 Eylül 1936 tarihinde Aksaraylıların katılımıyla Niğde’de 3.dil bayramı kutlamaları gerçekleştirilir. Bu kutlamalar aynı şekilde, önceki ve sonraki yıllarda Aksaray’da da düzenlenir. 1937 yılına gelindiğinde Türk Hava Kurumuna Aksaray adında, 60 bin lira tutarındaki bir tayyare alımı için 1 Haziran itibariyle 43.500 lira toplanmıştır. Aksaray Tayyare Cemiyeti temsilcisi Binbaşı Remzi Savul’dur. (Altta, 1936 yılı Aksaray, Kütüphane önü)

Belediye gazinosu yeniden bakımı yapılarak bir otele dönüştürülmeye başlanmıştır. Ve bu vazife de tamamlanamayacak Gedik’ten sonraki yeni kaymakam Cenap Aksu’ya devredilecektir. 1936 yılından beri süregelen idari–kanuni sorunlar ve rağbet görmeyen bankanın yeterli büyümesinin gerçekleştirilememesi sebebiyle, bu yıllarda sermaye artırımında bulunsa da, 1937 yılı 1 Temmuz günü Aksaray halk iktisat bankası tasfiye sürecine girecektir. (Kapanışı ise ileride 1953 yılında verecektir.)

Selâhattin Bey, 22 Mayıs 1945 yılında İçişleri bakanlığından emekliliğini istese de, görevine devam etti. 16 Aralık 1949’da Sinop Vali Muavinliğine atandı. 2 Haziran 1950 tarihinde vekaleten Vali olarak Sinop’ta görev yaptı.

2 Mayıs 1951 tarihinde asaleten Sinop Valiliğine yükseltildi. 7 Ocak 1952 tarihine dek bu görevde kaldı ve Sinop Valiliğinden emekli edildi. Bu son görevinde iken yakalandığı akciğer kanserinden kurtulamayarak, tedavi edilmekte olduğu İstanbul’da vefat etti.

30 Yıl devlet hizmetinde bulunan Gedik’in 1921 yılındaki ilk evliliğinden iki kız, bir erkek çocuğu ve 1936 yılında Aksaray Kaymakamı iken Naime Hanım ile olan ikinci evliliğinden de bir erkek çocuğu oldu.

11 Ağustos 1936 tarihinde Kargı’ya tayin olan Aksaray Kaymakamı Selâhattin Gedik Bey’in yerine de Kaymakam Cenap Aksu atanır. İlk Kaymakam’ın ardından Aksaray’da tayin alan, bazı isimler şöyledir: 1937 yılında Aksaray askerlik şubesi başkanı Remzi Savul’un tayini ile yerine Binbaşı Recab Viner gelir. Aksaray Ceza Hakimi Halid Koyuncu emekliliğe ayrılırken, yerine Arapsun hakimi Kemalettin Bey tayin edilir. Yanında bir kadro açılarak hakim muavinliğine de Süleyman Nesip Bey getirilir.

İlk kaymakamın tayininden yaklaşık bir yıl sonra, doğru dürüst yolu olmayan ama otomobil ve kamyonlara sahip Aksaray, 29 Temmuz 1937 tarihinde, kayda geçen belki de ilk trafik faciasını yaşar. Ereğli Aksaray arası buğday getirip götüren Mehmet Özot’a ait, buğday almaya gelen kamyon alev alarak yanmıştır. Ertesi gün gazeteye düşen haberin altında bir haber daha vardır. O da Aksaray’ın Orman kanununa muhalefet eden kömür kaçakçılarını ve kömür yüklü kamyonlarını, halka ifşa eder.

Kaymakam artık Aksaray’ın 2. Kaymakamı payesiyle Beytüş-şebaptan gelen Cenap Aksu’dur. Fakat bu tarihte, ilk Aksaray Kaymakamı ve eşinden dolayı yaklaşık olarak 2 yıldır Aksaraylı olan Galatasaray Sultanîli Selâhattin Gedik Bey, gittiği Kargı’dan Söğüt’e tayin olmak ve geçerken de Aksaray’a uğramak için gün saymaktadır. Başta Fotoğrafçı Kamil Saraçoğlu olmak üzere, Aksaraylı dostlarına ve akrabalarına ‘’sazlıkları, kanalları, gazhaneyi, çarşıyı ne yaptınız, bir gidip görelim? Ne değişti, nasılsınız?’’ demesi için, neredeyse 2,5 ayı vardır…
İşte gün saydığı bu kavuşma ânının geldiği 27 Ekim1937 tarihinde, Kaymakam Gedik, eşi ve çocukları… Fotoğrafı çeken dostu Kamil Saraçoğlu ise Aksaray’da fotoğrafın arkasına şunları yazar: ‘’Kaymakam Salahatdin bey, yaşa varol, Aksaray vilayet olursa sende vali ol, yüzünü görsün! Aksaray ve fotosu Kâmil, sağda imza…) .

Kargı Futbol takımı ile renklendirilmiş…

KISA KAYNAKÇA:
DABCA,490.1.0.0/315.1289.1/10 Şubat 1943 tarihli, Niğde ili için mebusluk talebinde bulunanların müracaatları.
DABCA,490.1.0.0/315.1291.1/ 12 Nisan 1950 tarihli, Niğde ili için mebusluk talebinde bulunanların müracaatları.
DABCA, 490. 1-0-0 / 973-765-3
DABCA, 5. Büro, 490-1-0-0/990- 831-87, 14.01.1936.
DABCA: 63 - 191 – 2./ 00.00.1937-00.00.0000 /272-0-0-12 / MUHACİRİN, 1935-1937 yılları arasında Bulgaristan'dan gelerek Çorlu, Muğla, Aksaray….iskan edilen muhacirler…
DABCA, 30.18.1.2./ Kararlar D.Bşk. 1928/99.71.16./164-52./ 04.08.1942-00.00.0000.
DABCA, 490.1.0.0/ 1542.271.1 / 29 ARALIK 1936 tarihli, Spor için 1936 yılı bütçesi, S.61
DABCA.30.18.1.1.1.14/2.
Atalay, Ahmet. Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Konya’da Şirketleşme ve Millî Bankacılık Faaliyetleri. Doktora Tezi. Selçuk Üniversitesi. 2012
Can, A. (2022). Vilayet Aksaray ile Kaza Aksaray’ın Siyasi ve İktisadi Açıdan Bir Değerlendirmesi (1921-1989). Uluslararası İktisadi ve İdari İncelemeler Dergisi, 35, 129-146.
Erdaş, Sadık. Cumhuriyetin İlk Yıllarında Aksaray ve Çevresinde Yerel Bankacılık Faaliyetleri ve Aksaray Halk İktisat Bankası Örneği
Gül, Mustafa Fırat, Aksaray Vilayeti 1933’te Cezalandırıldı mı?, Aksaray Belediyesi Yayınları, 2021.
Gül, Mustafa Fırat, “1933 Tarihli Bazı Vilâyetlerin İlga Kararı Sonrası Hükümete Gönderilen Telgraf ve Dilekçeler”, Tarihin Peşinde.
Gül, Mustafa Fırat, Aksaray Azmi Milli T.A.Ş., Niğde Üniv. Sos.Bil. Ens. Bas. Y. Lisans Tezi, Niğde 2012.
Gül, Mustafa Fırat, “1933 Tarihli Bazı Vilâyetlerin İlga Kararı Sonrası Hükümete Gönderilen Telgraf ve Dilekçeler”, Tarihin Peşinde, S.25, s.291-313,(2021),
Gül, Mustafa Fırat, Eskimeyen Aksaray Fotoğrafları, Aksaray 2010.
Gül, Mustafa Fırat, Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Aksaray (1908-1933), Aksaray Bel. Yay. (2021),
Gül, Mustafa Fırat, Aksaray Vilayet Gazetesi’nden Seçme Haberler ve Metinler. Aksaray Basın Tarihine Katkı, Aksaray Beld. Yay. (2021),
Gül, Mustafa Fırat, Eski(meyen) Aksaray Fotoğrafları 3, Aksaray Üniversitesi Yay. (2016),
Gül, Mustafa Fırat, Bir Zamanlar Aksaray'da Ticaret, Aksaray Üniversitesi Yay. (2013),
Gül, Mustafa Fırat, Aksaray Sesi Gazetesi. Aksaray Basın Tarihine Katkı, Aksaray Beld. Yay. (2024),
Gül, Mustafa Fırat, Aksaray Sanayi Tarihinde İz Bırakanlar, Tablet Kitabevi(2024).
Öngel, Çağlar: e-ISSN: 2687-5306 / https://dergipark.org.tr/tr/pub/nohusosbil
Özer, Emre. II. Meşrutiyet’ten Erken Cumhuriyet’e Milli Bankacılığın Sürekliliği (1908-1932). Yüksek Lisans Tezi. İstanbul Medeniyet Üniversitesi. 2014
Teşekkür: Kıymetli akademisyen, en sevdiğim ‘’Aksaray’’ anlatıcısı M. Fırat Gül, renkli fotoğraflar için Kadir Altan, değerli bilgileri için Araştırmacı-Yazar Abdulhalim Durma…


