Uğur UTKAN


Yirmi Bin Canı Kurtaran Kahraman: Behiç Erkin

Unutturulmak İstenen Büyük Türk Evladı


Yirmi bin insanı Nazi soykırımından kurtaran, Kurtuluş Savaşı kahramanı ve şanlı Türk ulusunun şerefli evladının öyküsü: Behiç Erkin

Hakikat şu ki, tarihimizi ya bilmiyoruz veya eksik biliyoruz. Onun için sık sık gündeme getirdiğim “Neden ‘BİZ’ kör edildik? sorusunu burada bir kere daha sormak istiyorum. 

Öyle ya, tarihimizin unutulmazları arasında olmasına rağmen adını dahi hatırlamakta güçlük çektiğimiz nice kahramanlarımız mevcut… 

Bunlara vefa gösterilmesi icap eder. 

Zira gösterilmezse bir şahsiyeti esas o vakit öldürürsünüz ki, benim kanımca asıl ölüm unutulmaktır, asıl öldürmek de unutturarak ancak mümkün olabilir. 

İşte adeta unutulmaya terk edilen ve böylece öldürülmekle yüzyüze bırakılan yiğit bir vatan evladından bahsetmek istiyorum: Behiç Erkin… 

Kendisi gururla “Ben Türk'üm” diyen herkesin tanıması, bilmesi, araştırması, okuması gereken bir vatan müdafisi, bir devlet görevlisi durumundadır ki önümüze bir kitap gibi konsa parlaklığından gözlerimizin kamaşmasına mani olamayacağımız bir ülke aşığı idi Behiç Erkin… 

İşte böyle bir insanı bugün memleketimizde hatırlayan çok az insan olması da çok hazindir. 

Behiç Erkin okunmalı, araştırmalı, incelenmeli idi… 

O, Behiç Erkin'di… 

O, sıradışı bir kişiliğe sahip olan ve gerçekten Türk ulusunun her evladı böyle olsa Türkiye cihana hükmeder denilebilecek olan Türk'ün medar-ı iftiharı bir şahsiyet idi…

O, Demiryollarını hiçbir Türk işletemez diyen yabancılara inat Devlet Demiryollarını ilk işleten, kuran, millileştiren ve Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk demiryolları mektebini kuran bir şahsiyet olarak hem yabancılara, hem de karşı geldiği Kurtuluş Savaşı'ndan sonra demiryollarını yabancı işletmelere geri vermek isteyenlere adeta ders veren, İTÜ`yü özerkleştiren ve lisanını Türkçeleştiren, genç cumhuriyetin ilk kamu müzesini (İnkılâp Tarihi Müzesi) kuran, Milli İstihbarat Teşkilatı’mızın fikir babası ve Atatürk'le beraber kurucu 13 imzadan birini atan adeta canlı bir tarih örneği idi… 

O, Çanakkale Direnişi'nin lojistiğini başarıyla gerçekleştiren cesur bir Türk zabiti idi… 

O, yalnız Çanakkale'nin lojistiğini değil, aynı zamanda Mustafa Kemal'in "Siz orduyu cepheye taşımakta başarılı olursanız, ben cephede ne yapılacağını çok iyi biliyorum," diyerek kendisine görev olarak verdiği Kurtuluş Savaşı’mızın lojistiğini başarıyla tamamlayan cefakâr bir askeri deha idi… 

O, 2. Dünya Savaşı esnasında bulunduğu Paris Büyükelçiliği görevinde ise Hitler'in uyguladığı korkunç soykırım esnasında Hitler'e karşı gelme cesaretini gösteren, milyonlarcası canlı canlı öldürülürken, 20.000'e yakın Yahudi'nin hayatını Türk Vatandaşlık Sertifikası vererek kurtarma cesareti gösteren, bir Komutan, bir Milletvekili, bir Bakan ve bir Büyükelçi idi… 

O, yaşamı boyunca Atatürk'ün fikir danıştığı ender isimlerden biri idi…

O, İstiklal Madalyası sahibi, 8 Şubat 1935'te Atatürk tarafından kendisine, her şart altında etkilenmeden karar alabilen anlamına gelen "Erkin" soyadı yazılı olarak verilen bir vatan neferi idi… 

O, Fransa devletinin en yüksek nişanı olan birinci dereceden Legion D'Honneur madalyası ile Alman devletinin en değerli nişanı olan birinci dereceden Demir Haç madalyasına sahip bir Türk idi… 

Behiç Erkin’i birçok insanın kaderini etkileyecek bir şahsiyet olarak tarihe mal edecek olan cesur, inatçı, doğruluktan şaşmayan, araştırmacı, alçak gönüllü ve diplomat karakteri idi… 

Ama Behiç Erkin, her şeyden önce vicdanı, sağduyusu ve cesareti olan bir şahsiyet idi… 

Behiç Erkin, Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen tek soykırım olan Hitler'in uyguladığı soykırımda, altında Türk ulusunun imzası bulunan bir insanlık dersinin ete kemiğe bürünmüş bir örneği idi… 

İşte böyle bir değerli şahsiyeti kaleme almaktan şeref duyduğum yazımı şu dua ve temennilerle noktalamak istiyorum:

Allah, vatanı için her türlü fedakarlığı yapmaya hazır, hem vatanına hem de insanlığa adeta ders ve örnek niteliğinde bir duruş ortaya koyabilen, masumların, mazlumların, mağdurların merhametine, adaletine sığındığı, sağduyu