YOK EMMİ!
Takvimler boş, gün değirmeni dönmez
Dört mevsim zemheri, yazım yok emmi!
Derdini dökmeyen gönül ki onmaz
Dolmuşum türküyle, sazım yok emmi!
Her dem kara, göğümün kadifesi,
Çürüttü ruhu, ölümün gölgesi,
Kanımda çatladı isyanın sesi
Yürekte vâhım, avâzım yok emmi!
Ne ipim var boynumda, ne prangam,
Ne bütünüm haramdır, ne bir yongam,
Gâm içinde, dünyada bulduğum gâm…
Kimseye minnet, niyâzım yok emmi!
Bir’in menziline, gövde devirdim
Tuttum her geceyi, seh’re çevirdim,
Hâkk’tan geldi, Hâkk’ın yoluna verdim
Fani âlemde, tek gözüm yok emmi!
SÖZÜM YOK EMMİ!
Can bu, içten içe kaynar, özü su,
Dert vurur, gönül dağının gözü su,
Kader çölünde, yanana, közü su
İbrahim’ce gezdim, sızım yok emmi!
Ne kargayım, çöplükte eşelendim
Ne arsız, ne soysuzla köşelendim,
Ne de berduş bağında şişelendim
Sefa kumsalında, izim yok emmi!
Yalnızım, seher vakti beni bilir,
Riyâsızım, şahidim tan yelidir,
Küf kokan devirde, dostluk kirlidir
Kof dergâhında, dost dizim yok emmi!
Yemem gâvur ekmeği, gâvur olmam!
Gâvur olan elinde, çamur olmam!
Çamuru gâvur olana nur olmam,
Nur arayana, kem sözüm yok emmi!