Metin KURT


Zor Gün Dostları

Zor Gün Dostları


Zor Gün Dostları

İşi Düşünce Dost Olanlar ve Menfaatin Sessiz Dili

Bazı yüzler vardır, yalnızca ihtiyaç anlarında görünür.
Bazı sesler vardır, sadece menfaat çağırdığında yükselir.
Ve bazı insanlar vardır; hayatınızda yalnızca “işleri düştüğünde” hatırlanırlar.

Bu bir masal değil.
Bu, herkesin hayatında en az bir kez karşılaştığı sessiz bir gerçeğin hikâyesi.

HİKÂYE BURADA BAŞLAR

Kasabanın birinde, kimseye minnet etmeyen, kendi emeğiyle ayakta duran bir adam yaşardı. Kapısı herkese açıktı; ama gönlü ölçülüydü. Kim gelirse gelsin, elinden geleni yapar, iyiliği pazarlık konusu etmezdi.

Zamanla çevresinde “dost” sandığı insanlar çoğaldı.
Telefonu çalıyor, omzuna vuruluyor, “kardeşim” hitapları havada uçuşuyordu.

Ama dikkatli bakıldığında bir ayrıntı vardı:
Bu insanlar yalnızca ihtiyaçları olduğunda geliyordu.

Birinin işi düşüyordu, kapı çalınıyordu.
Birinin koltuğu sallanıyordu, samimiyet artıyordu.
Birinin eli zayıflıyordu, dil tatlanıyordu.

Adam farkındaydı…
Ama susuyordu. Çünkü gerçek dostu, zamana bırakmayı tercih ediyordu.

MENFAATİN DOSTLUK MASKESİ

Çıkarcı insan, dostluğa yatırım gözüyle bakar.
O, sizi sevmez; sizi kullanır.
Yanınızda durmaz; işi olunca yaklaşır.

İşiniz bittiğinde ise:

Telefonlar susar

Selamlar seyrekleşir

Hatırlanmak lüks hâline gelir

Çünkü onların dostluğu, şarta bağlıdır.

Gerçek dost, zor gününüzde yanınızdadır.
Çıkarcı dost, sizin zor gününüzü bekler.

GERÇEK SINAV: İHTİYAÇ BİTTİĞİNDE

Adam bir gün yardım etmeyi bıraktı.
Kapısını kapatmadı; ama sınır koydu.

İşte o an, kalabalık dağıldı.

Bir zamanlar her gün arayanlar,
bir zamanlar “canım, kardeşim” diyenler,
bir zamanlar aynı sofrada oturanlar…

Hepsi birer birer kayboldu.

Ve adam anladı ki;
yalnız kalmak, sahte kalabalıklardan iyidir.

DERS NİTELİĞİNDE GERÇEKLER

Bu hayatta:

Dostluk, menfaatle ölçülmez

Samimiyet, ihtiyaç listesi değildir

İyilik, karşılık hesabıyla yapılmaz

Çıkarcılar için dostluk;
kullanılacak bir kapı,
çıkılacak bir merdiven,
atılacak bir imzadır.

Ama gerçek dostluk,
sessiz kalabilmektir,
beklemeden yanında olmaktır,
iş bitse bile vazgeçmemektir.

SON SÖZ YERİNE

Unutmayın:
İşi düştüğünde gelen,
işi bitince gider.

Ama sizi siz olduğunuz için seven,
kapınızı çalmadan da yanınızda olur.

Kalabalıklar değil,
samimiyet değerlidir.

Ve bazen en büyük kazanç;
kimlerin kaybolduğunu görmektir.