Menü Aksarayhaber - Aksaray Haberleri - Aksaray Sondakika Haber
Metin KURT

Metin KURT

Tarih: 18.12.2024 15:53

Duygusuz ve cahil bir toplum olduk...

Facebook Twitter Linked-in

Duygusuz ve cahil bir toplum olduk... Ne zaman mı? Tam da o akıllı telefonları avcumuza aldığımız, akıl yerine algıya teslim olduğumuz günün sabahı.

Bir zamanlar mahallede bir olay olduğunda büyükler toplanır, aklı selimle karar alınırdı. "Mahalleli ne der?" diye bir duyarlılık vardı. Şimdi mahalledeki olayı değil, mahallenin WhatsApp grubunda kim kiminle, ne konuşmuş, hangi çarpıtılmış haliyle yüz yüze gelmiş diye merak eder hale geldik.

Hatırlıyor musunuz, bir zamanlar çocuklar komşu evden kömür almasın diye bahçeye çizgi çeken nineyi? O ninenin dedikodusunu yaparken, bahçenin çizgisine bakıp gülerdik ama kısırlıkla dolu sohbetlerimiz en fazla komşuyu konuşmakla sınırlı kalırdı. Oysa şimdi, dijital mahremiyet denen bir kavramı, sanki her şeyi meşru kılarcasına ihlal ediyoruz.

Eğer bir toplumun algıları gerçeklerin önünü kapatmışsa, orada düşünmek cesaret ister. Algılar bir sis perdesi gibi düşüncenin önünü kapatır. "Ne yalanı kardeşim, herkes konuşuyor zaten!" diyerek düşünmeyi terk ettiğimizi fark etmiyoruz bile. Hölör gölör gezen büyüklerimiz varken, algı yöneten birilerinin kuklası olduk.

Mesela siyaset... Mizah yapıyoruz, doğru, ama ne zaman ders çıkarıyoruz? Bir politikacı gülünç bir gaf yaptı diye şamatalarız, ama o gafın altında yatan ihmali, yanlışı, hatayı sorgulamak kimsenin işine gelmez. "Nasıl olsa birileri bunu dağıtır, haber yapar," diye vicdanımızı rahatlatıyoruz.

Bir hikaye anlatayım... Eskiden köyde bir tavuğun yumurtladığı yeri bulmak büyük bir başarı sayılırdı. Şimdi birisi yumurtaya "altın diye" yazıyor, diğeri "herkesçe kabul edilmiş gerçek" diyor, ve üçüncü bir kişi o altın yumurtayı kırıyor, gerçekleşmediğini anlatıyor. Ama algı o kadar yayılmış ki kimse yumurtanın gerçek mi suni mi olduğunu düşünmüyor bile.

Sizce biz, aklını kullanmayı unutmuş bir toplum muyuz, yoksa algıların kolaylığına teslim mi olduk? Dedikodu ve algıdan öteye geçmek isteyenlere şu soruyu bırakıyorum: Ne yapabiliriz? Belki de başlangıç noktası düşünmek için özgür alanlar yaratmaktır. Ama bu kadar çizgi bahçemize çekilmişken, çizgiyi geçebilecek cesareti kendimizde bulabilir miyiz?


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —