MEDENİYET ÇIKMAZI
“Üç katlı ahşap evin” deyip söz eder şair
Sancıları işlerken, ne varsa düne dair
Dünkü sancı; dejenere olan aile, değer
Bugünkü sancıları haber verirmiş meğer
İlk perdeymiş şairin yakındığı kat kat sancı
Bugünkü sahne, tehdit eder oldu inancı
Gerek kalmadı kat kat evlere, şimdilerde
Gençlik çokluk istemez, yalnızlığı diler de
Şimdiki ailede anne babaya yer yok
Çekirdek ailede artık ebe dede yük
Evlerde, ne tefekkür ne zikir düşünen var
Tesbih etmezler, belki tesbih eder de duvar
Şimdi elinden düştü tesbih babaannemin
Torunuyla yarışta gözü anneannemin
Bütün fantezisiyle ninem gençten daha genç
Bu manasızca arsız yarış, iğrenç mi iğrenç
Kefen bezine mahrem iken o gün giydiği
Kız kardeşin, üryanlık şimdi en çok sevdiği
Dün edep, ahlak yapı taşıydı cemiyetin
Bugün kurbanı oldu vahşi medeniyetin
Şimdi tezat olarak ne varsa başımızda
Aramayalım, zira sebepler dışımızda
Düşünürsek bizi biz yapanlar özümüzde
Medeniyet denen şey asıl tarihimizde
Şu yaşadıklarımız medeniyetse eğer
Tarihimizden epey uzaklaşmışız meğer
Yahu hakikaten şu medeniyet denen şey
Ben hâlâ anlamadım, bilen var mı ki o ney?
27.05.2023, Bingöl
Mustafa TOPAL (Fevrî)