Metin KURT

Tarih: 13.02.2026 14:02

Protokolde Varlar, Aksaray Savunmasında Yoklar

Facebook Twitter Linked-in

Protokolde Varlar, Aksaray Savunmasında Yoklar

Aksaray üzerine konuşmak kolay.
Hele kötü konuşmak çok daha kolay.

Bir olay olur, bir görüntü düşer, bir başlık atılır…
Ulusalda cümle hazırdır:
“Yine Aksaray.”

Peki gerçekten öyle mi?

Bu şehir sadece kavga mı?
Sadece adliye mi?
Sadece asayiş bülteni mi?

Organize Sanayi Bölgesi’nde sabahın köründe servis bekleyen binlerce insanı kim görecek?
Yeni açılan fabrikaları, büyüyen işletmeleri, evine ekmek götüren emekçiyi kim yazacak?

Onlar manşet olmuyor.
Çünkü zahmetli.
Çünkü araştırmak gerekiyor.
Çünkü masa başından olmuyor.

Ama kötü haber kolay.
Hele üzerine biraz da genelleme serpiştirirsen, al sana tıklanma.

Gelelim can yakan yere.

Bu şehirde sayısını bazen bizim bile karıştırdığımız kadar çok cemiyet başkanı, temsilci, yönetici var.
Protokol mü var? En önde.
Açılış mı var? İlk sırada.
Fotoğraf mı var? Kadrajın tam ortasında.

Fakat iş Aksaray’ın itibarına geldiğinde aynı kalabalığı göremiyoruz.

Bir toplantı yapıp da
“Arkadaş, bu şehrin algısı nereye gidiyor?”
diyen var mı?

Ben görmedim.
Duymadım.

Bakın, kimse “olumsuzluk yazılmasın” demiyor.
Suç varsa yazılacak.
Hata varsa yazılacak.

Ama mesele şu:
Şehri sadece bundan ibaret göstermek doğru mu?

Gazetecilik bu mu?

Yeni Valimiz Murat Duru’nun altını çizdiği bir hassasiyet var:
Teyit edin, kaynağından alın, genellemeyin, şehre zarar vermeyin.

Bu çağrı önemli.
Çünkü kelimeler bazen kurşundan ağırdır.
Bir başlık atarsınız, yıllarca peşinizden gelir.

Bir de şu alışkanlık var.

Bir kişi bir yere gidiyor.
Yaşadığı kişisel bir problemi alıp “basın mensupları” diye yazıyor.

Kim o basın mensupları?
Orada kim var?
Belli değil.

Ama okuyan sanıyor ki bütün şehir oradaydı.

Bu; mesleğe de haksızlık, şehre de.

Açık konuşalım.

Bugün Aksaray’da kalem tutan herkes kendine şu soruyu sormalı:
Ben bu şehre katkı mı sunuyorum, yük mü oluyorum?

İzlenme uğruna atılan her ölçüsüz başlık,
yarın yatırımın, turizmin, ticaretin önüne konan görünmez bir duvardır.

İşin en acı tarafı ne biliyor musunuz?

Aksaray sahipsiz değil.
Ama sahip çıkan az.

Herkes konuşuyor,
ama gerektiğinde elini taşın altına koyan çok az kişi var.

Belki de artık esas mesele şu:

Protokolde oturmak mı önemli,
yoksa gerektiğinde şehrin yanında durmak mı?

Çünkü günün sonunda fotoğraflar değil,
tavırlar hatırlanacak.

Ve bu şehir, sadece kötü haberle anılmayı hak etmiyor.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —